Küçürek Foto-Öykü 04

Tahta Sandalye
Konuşmadılar.
Mevsim kıştı muhakkak, ama kestiremiyorlardı güze mi yoksa bahara mı daha yakın olduklarını. Eski tahta masanın üstünde bir tespih duruyordu, plastik iri taneli. Hangi bayramda kim tutuşturmuştu bunu eline, hatırlamaya çalıştı, çıkaramadı. Sigara yakma fikriyle kurtardı kendini bundan, tespihin yanına koydu sağ elini, kirli örtünün üstündeki deseni inceledi ilk kez görüyormuş hissine kapılarak. Parmaklarını kımıldatmaya başladı, yavaş bir ahenk tutturduğunda sigara geldi aklına tekrar. İyiden iyiye ısıtmıştı yüzünü güneş, karşıdaki toprak damda bir çift kumru gördü, izledi bir vakit onları yanağındaki sıcaklığı hissederken. Sonra uzaktaki birkaç evin bacasından çıkan beyaz seyrek dumana kaydı bakışları, öğün için erken geldi ona, olmuş muydu öğlen anlamaya çalıştı, midesini dinledi bir ara. Sessizdi o dakika yahut saat, neredeyse her şey. Ağaçlar yapraksız, sokaklar adımsız, gölgeler kıpırtısızdı. Yana çevirdi başını sebepsiz, şaşırdı bir anlığına. Ne zaman kalkıp gitmişti kim bilir, az ötesindeki tahta sandalyede uyuklayan kedi.
Konuşmamışlardı. Özledi, sigarasını yakarken.