Küçürek Foto-Öykü 05
.jpg)
“Uzun uzun bakıyor pencereden dışarı. Ne görmeli? Gökyüzü, insanlar, kuş cıvıltıları, rüzgârda kıpırdayan ağaç dalları, kediler ya da boş sokaklar… Göremiyor hiçbirini. Neredeyse yabancı dışarı’nın, durduğu yerden baktığında gördüğü yüzüne. Nerede dışarısı? Nasıl özlenir o? Nereden bakınca görünür? Belli belirsiz hatırlıyor sanki, çocukken camına alnını dayadığı pencereyi. Kar yağmış, bembeyaz bahçe. Şimdi sırası mı o kadar eskilere gitmenin, yarını düşünmeli, yarın korkunç olabilir, yarın… Bir de şu dizinin sonraki bölümü var. İçeri dönüyor, kanepeye bırakıyor kendini. O an, belli belirsiz, yuvadaymış gibi hissediyor.