Küçürek Foto-Öykü 06

– Yola çıkmak istememiştim aslında. Varmak istediğim bir yer, görmek istediğim birileri yahut sokaklarında yürümek istediğim bir şehir… yoktu.
– Ama biletinizde bir varış istasyonu yazıyor.
– Evet. E… adında bir yer. Küçük bir kasaba.
– Buraya benziyor olmalı. Tenha, sessiz…
– Gittikçe daha çok merak ediyorum aslında.
– E…'yi mi?
– Hayır. Tuhaf ama… yolu önüme aldığımı zannediyordum başlarken. Yani ilk adımı attığımda kapıdan dışarı. Hep böyle hayal etmiştim yolculuğu.
– Ee? Yol önümüzde değil mi yani?
– Bilmem. Emin olamıyorum. Yol, arkamdan geliyor sanki. Daha fazla ilerledikçe ben hiçbir şeye yetişmiyorum, ondan kaçıyorum sadece. Ve bu hiç bitmeyecek gibi… Bana daha tuhaf gelense, yola çıkmadan önce de yabancı değildim bu hisse.
– Ah, işte makinistin düdüğü! Haydi hızlanın, kaçırmayalım treni.
– Siz de fark ettiniz mi?
– Neyi?
– Son vagonda kimse yoktu galiba. Oraya geçelim.