‘Barış Sizin İçin Ne İfade Ediyor?’
Aydın Bayad
İçinden geçtiğimiz tarih ve coğrafya şüphesiz ki barış kavrayışımızı belirlemekte ve değiştirmektedir. Benim kişisel deneyimimde örgütlü bir kötülük karşısında uğruna bedeller ödenen toplumsal bir mücadele; farklılık ve çeşitliliğimizi çatışmalardan arındırarak birarada yaşayabilmemiz için yeniden ve yeniden emek vermemiz gereken bir ortak zemindir barış. Çok uzak olmasına rağmen yanıbaşımızda olduğunu hissettiren bir birlikteliktir benim için.
Eda Erdener
İnsanoğlunun, barışı tanımlayabilmek, deneyimleyebilmek ve sürdürebilmek için, karşliti olan savaşı kullanmak zorunda oluşu ne tuhaf bir paradokstur! İçsel barısı sağlamak adına zihninizle savaşırsanız, sizi çevreleyecek barışı sağlamak içinse, savaşı çıkaranlarla… Bu savaş, kendini direnii olarak gösterse dahi, kimi zaman bir devletle, kimi zaman bir şirketle, kimi zaman bir diktatörle, kimi zaman bir otorite figürüyle bir savaşın içine çekilirsiniz. Savaşı çıkaranlarla aynı yöntemleri kullanmamayı tercih ettiğiniz durumlarda dahi, dilinizle, kaleminizle, eyleminizle, hatta sessizliğinizle bir direniş ve mücadele pratiği geliştirmeye zorlanırsınız. Barışı düşünmek, kurgulamak dahi, eylemek kadar yorucu olabilir. Ben bu nedenle, barışın hep bir özlem, ana rahmindeki bebeğin tam hatırlayamadığımız huzuruna bir imrenme olarak kalmaya mahkûm olduğunu ve insanoğlu yaşadıkça bir ütopya olarak kalacağını düsünüyorum. Zıttı olmadığından, "barış" diye bir kavramın da olmayacağı nice ütopik yaşamlara!
Elif Sandal Önal
Bu gezegenin üzerinde yaşayıp canlı kimliği ile birleşen ama pek çok farklı kimlik tanımı ile ayrışan devasa bir çokluğun uyum içinde yaşamasıdır benim için Barış. Bu hâli ile sözcüklerin ve kuramların sınırlarına takılmaksızın, kavranması veya anlatılmasından ziyade tecrübe edilmesi gereken bir dinamiktir sanki. İnsan politik olarak sosyalleşirken bir ulusun parçası olarak kimliklenir; neredeyse hepsinde bir kahramanlık veya bir zafer hikâyesi olan ulusların parçası olarak. Kendini tanımladığı bu çember; bir düşman (onlar) ve kahraman (biz) hikâyesi üzerinden kurgulanan insan için, kendisine düşman belletilen öteki ile bir arada, uyum içinde yaşayabilmektir Barış.
Melek Göregenli
Barış, soyut bir kavram olarak düşündüğümde huzur, sükûnet gibi geliyor ama somutta doğa, insanlar, toplumlar için düşündüğümde adil ve eşit bir dünya, böyle bir yaşama hâli anlamına geliyor; savaşın olmamasından fazla bir şey, adalet ama her canlı için.
Merve Fidan
Sait Faik’in deyimiyle “insanların dünyaya bulduğu çare”dir, barış. Bu çare, ancak kimsenin kimseyi seçtiği ya da seçmediği hiçbir kimliği yüzünden yargılamadığı ya da yaralamadığı bir yaşamda bulunabilir bence. Barışa olan inancım, insanın özünde kötü ve kavgacı olmadığına olan inancımın yanında, insanlık tarihi boyunca insanların, karşılarına çıkmış olan sorunları çözerken her zaman yıkıcı olmadığı ve uyum içinde, diğerini yok etme güdüsü olmadan da yaşama iradesi koyabildiği tarihsel gerçekliğinden gelir. Bu yüzden de barış, ancak nasıl başarılacağı konusunda emek ve mücadele verecebilecek olan insan topluluklarıyla birlikte gerçekleştirilmesi mümkün bir şeydir.
Özgen Yalçın
Barış düşüncesi, kaynağını evrimsel süreçte edinilen ahlaki duygulardan alır ve insanların toplumsal barışın sağlanması için taraf olma yönünde bir eğilimleri vardır. Bu yönelimin çeliştiği diğer bireysel ve toplumsal dinamikler, barışın sağlanması sürecini kesintiye uğratabilir. Bu nedenle, barışın sağlanması için duygular gerekli olsa da yeterli değildir ve barış, uzun vadeli toplumsal iyiliğe ulaşma yönünde, kullanılan araçları sürekli gözeten akıl yürütmelere de gereksinim duyar. Bu yönüyle barış, var olan ya da icat edilen üstünlüklerin başkalarına dayatılma süreçlerini besleyen ve bu süreçlerde kendilerini sürekli, yeniden inşa eden toplumsal (örneğin, iç-grup yanlılığı) ve bireysel (örneğin öz-çıkarın her koşulda önceliği) dinamiklere karşı durmayı gerektiren ahlaki bir yükümlülük olarak tanımlanabilir.
Sevda Bulduk
İnsan hayatı haktır, kutsaldır. Hayat hakkını, bir diğer insanın sonlandıramaya hakkı yoktur. Türümüz, kendi elleriyle yarattığı şiddetten kendini korumak için, başka türlerin keşfetmediği bir şeyi; barış kavramını keşfetti. Bu keşif, tartışmasız bir biçimde önemli ve kıymetlidir. İnsan hayatının kitlesel bir şekilde son bulmasını sağlayabilecek silahları tasarlayanların yaptığı işi meşrulaştırmamak, bu işi sürdürme yönünde cesaretlendirmemek için, ülkemiz için, insanımız için, insanlık için barış…