Çeviri: Otoriteyi Sorgulamak: Milgram’ın İtaat Araştırmasına İlişkin Yeni Bakış Açıları ve Bunların Gruplararası Etkileşim İçin Sonuçları


S. Alexander Haslam
Stephen D. Reicher
Megan E. Birney

Bilindiği üzere Milgram’ın ‘itaat’ deneyleri, “sıradan insanların” kendilerine verilen emirleri yerine getirmeye ilişkin eğilimleri nedeniyle dış grup üyelerine karşı büyük zarar verme kapasitelerinin olduğunu ileri sürer. Bu açıklamaya göre; insanlar, bu süreçte davranışlarının sonuçları konusunda bilinçsizdirler ve temel olarak iyi birer takipçi olmaya odaklanırlar. Dolayısıyla zulüm, bir çeşit gafletin ya da dikkatsizliğin sonucu olarak ele alınır. Ancak hem Nazi suçlularının tarihsel yeniden-değerlendiril-mesi hem de psikolojideki son çalışmalar bu çözümlemeyi sorgulamaktadır. Özellikle, Milgram’ın kendi bulgularının yeni psikolojik ve tarihsel araştırmalarla birlikte hukuki olarak yeniden incelenmesi, “bağlanmış takipçi” (engaged follower) analizini desteklemektedir. Buna göre failler kendilerini soylu ve değerli olduğuna inandıkları bir iç grup davasıyla özdeşleştirerek bu davaya bağlanmakta ve buna göre davranmaktadırlar.

Stanley Milgram’ın “otoriteye itaat” araştırmaları psikolojide en iyi bilinen çalışmalar arasındadır. Milgram’ın otoriteye itaat araştırmaları, bir öğrenme deneyinde bir deneycinin “öğretmen” rolü verilen katılımcılardan, bellek görevinde hata yapan bir ‘öğrenciye’ artan şiddette elektrik şoku vermesini istediği bir paradigma etrafında toplanır (Milgram, 1963). “Öğretmen” bilmese de “Öğrenci” bir ‘suç ortağı’, yani sahte denektir; uygulanan şoklar gerçek değildir; çalışmaysa öğrenme deneyinden çok, sırf otorite sahibi birinin telkiniyle, insanların yabancı birine zarar vermedeki istekliliğini araştırmaktadır.

Paradigmanın ‘temel’ versiyonunda insanların %65’i maksimum şok düzeyini uygulamaya istekli olmuşlardır (450 Volt). Milgram (1974) bu bulguyu Arendt’in “kötülüğün sıradanlığı” tezine açık bir destek olarak yorumlamıştır. O’na göre; zorbalık ve diğer zehirli gruplararası ilişkiler, otoritede olanların emirlerini düşüncesizce kabullenen Nazi bürokratı Adolf Eichmann gibi takipçiler tarafından sürdürülmesi nedeniyle açığa çıkmaktadır.

Yakın tarihli bir gözden geçirmenin (review) de doğrulamasıyla (Griggs ve Whitehead, 2015), bu analiz psikoloji ders kitaplarında yaygın olarak kopyalanmıştır. Çok daha geniş bir kültürü ise televizyonda yeniden sahneleme yoluyla (Burger, 2009) ve bir sinema filmiyle[1] etkilemiştir. Her ikisi de Milgram’ın anlatısına büyük ölçüde sadık kalmıştır (Reicher, 2015).

Hem alıntılardan (Reicher, Haslam ve Miller, 2014), hem de “American Psychologist” (Burger, 2009), “The Psychologist” (Haslam, Reicher ve Sutton, 2011), “Journal of Social Issues” (Reicher, Haslam ve Miller, 2010) ve “Theory and Psychology” gibi dergilerin (Brannigan, Nicholson ve Cherry, 2015) son zamanlardaki özel sayılarından ölçülebileceği gibi, Milgram’ın çalışmasına ilgi hiç bu denli büyük olmamıştır. Ancak bu durum, Milgram’ın kendi bulgularının yeniden ve artarak incelenmesine (özellikle, Yale Üniversitesi’nde arşive erişim sonucunda; bkz. Blass, 2004) yol açmış ve Milgram paradigmasının çeşitlenerek yeni ve etik olarak kabul edilebilir biçimlerinin (örn. Burger, 2009) gelişmesini sağlamıştır.

Milgram’ın Bulgularını Sorgulamak

Son zamanlardaki derinlemesine araştırmaların bir sonucu olarak araştırmacılar, Milgram’ın araştırmasının kabul gören temsiline ilişkin çok daha fazla kuşku duymaktadırlar. Bazıları onun çalışmasını işkenceye benzerliği (Baumrind, 1964; Nicholson, 2011) veya bulgularını esasen yanlış tanıtması nedeniyle tamamen reddetmektedir (Brannigan, Nicholson ve Cherry, 2015). Özellikle Perry (2011), Milgram’ın katılımcılarını itaate “yönlendirme” aşamalarını rapor etmekte başarısız olduğunu ve itaat etmeyen katılımcıların olduğu bazı deney sonuçlarını örtbas ettiğini ileri sürmektedir (ayrıca bkz. Rochat ve Blass, 2014; Russel, 2014). Bazı araştırmacılar ise Milgram’ın yöntem bölümünde rapor etmediği bazı faktörlerin sonuçlar açısından kritik olduğunu göstermiştir. Bu faktörlere yönergede olmadığı hâlde Deneycinin, kararsız katılımcılara güvence vermek üzere bir dil kullanmış olması (Gibson, 2014), Yale Üniversitesi’nin kurumsal aygıtı (Russel, 2014) ve şok makinesinin tasarımı (Russul, 2011; Oppenheimer, 2014) dahi dâhildir. Milgram, bulgularını İtaat filminde yeniden canlandırırken açıkça konformiteyi ön plana çıkarmak ve itaate direnci önemsiz göstermek için seçici bir düzenleme yapmıştır (Millard, 2011; Perry, 2015).

Bu farklı katkılar Milgram’ın çalışmalarının eleştirmeden körü körüne kopyalanmasının artık güvenli bir yol olmadığını göstermektedir. Ancak bu katkıların Milgram’ın çalışmasını tamamen yıkma ihtimali de şüphelidir. Çünkü ilk olarak, birçok eleştiri Milgram arşivinde olan materyallerin tekrar analizinden gelmektedir (Haslam, Reicher, Millard ve McDonald, 2016) ve bu materyallerin varlığı Milgram’ın esas amacının bulgularını gizlemek veya onlarla insanları aldatmak niyetinde olmadığını akla getirmektedir. İkincisi, yeni araştırmalar insanların zararlı/tehlikeli talimatlara uymalarının arkasında yeni faktörleri araştırırken, bu araştırmalar Milgram tarafından ortaya çıkarılan etkilerin gerçekliğine karşı çıkmamaktadır. Bu durum özellikle, Milgram’ın paradigmasını modern etik standartlara uyarlayarak, bir kurbana yönelik zararlı davranışları tırmandırma temeline dayanarak yürütülen kavramsal tekrarları içeren çalışmalar için geçerlidir (Haslam, Reicher, Birney, 2014; Haslam, Reicher ve Millard, 2015; Slater, Antley, Swapp, Guger ve ark; 2006). Bütün bu çalışmalar itaat türünden bazı etkileri yeniden üretmektedirler. Aynı zamanda bu çalışmalar hem insanların hangi dereceye kadar kurbanlara zarar verecek talimatlara uyup-uymadıklarına ilişkin hem de insanların bu talimatlara uymalarının (veya uymamalarının) nedenlerine ilişkin önemli sorular sormaktadır.

Milgram’ın Analizini Sorgulamak

Milgram’a, sıradan insanların dış grup üyelerine otoritenin talimatları altında zarar verebilme kapasitelerini göstermesi nedeniyle en çok hayranlık besleyenlerde dahi, Milgram’ın otoriteye itaatin nedenlerine ilişkin açıklamaları konusunda uzun zamandan bu yana şüpheler bulunmaktadır (ör. Blass, 2004). Çalışmadaki katılımcıların etkilenmesinde büyük bir rol oynayan (Millard, 2014) dramatik durum, katılımcıların hem Öğrencinin çığlıklarını göz ardı etmemelerinde hem de Deneyciyle sakin bir şekilde aynı fikirde olmalarında yattığı gerçeğidir. Katılımcılar açık bir şekilde çelişen iki söylem arasında kalmışlardır.

Buna ek olarak, katılımcılar sonunda Deneyciye kulak verseler dahi bu davranışı “itaat” olarak nitelemenin doğruluğu tartışmaya açıktır (Lutsky, 1995). Katılımcıların esas motivasyonu emirleri uygulamaksa (itaat etmek) daha net emirlerin katılımcıların şoku uygulamaya istekliliklerini artırması gerekir. Ancak katılımcı davranışlarına bakılırsa, görülen bunun tam tersidir. Bu durum, Deneycinin katılımcıların itaatsizliğe karşı sergilediği teşvik nitelikli tepkilerinde açıkça görülmektedir. Bu itaate teşvik tepkileri nazik bir ricayla başlar (Teşvik 1: “Lütfen devam edin”) ve giderek şiddetli emirler halini alır (Son Teşvik 4: “Seçeneğin yok, devam etmelisin”). Ancak hem Milgram’ın kendi çalışmaları hem de kavramsal tekrar çalışmaları, (Haslam, Reicher ve Birney, 2014; Burger, Girgis ve Manning, 2011) teşviğin emre yakınlığı nispetinde katılımcıların buna razı olma ihtimallerinin o kadar düştüğünü göstermektedir.

Deneyci, itaat üreten emirler yerine, katılımcıları deneyin devam etmesi yönünde tembihlerse/yükümlü tutarsa (enjoin) uyma en yüksek düzeydedir —yani insanlar Deneycinin iradesine boyun eğmek yerine ortak bir girişimde işbirliği yapmaya davet edilirse itaat en yüksek düzeyde olmaktadır. Milgram, yayınlanmamış deney notlarında, çalışmalarda katılımcıların davranışını nitelemek için “işbirliği”nin “itaat”ten daha iyi bir terim olması ihtimali üzerinde düşünmüştür (Haslam, Reicher, Millard ve McDonald, 2015). Katılımcıların çalışmaya devam etmesi, Deneyci ile (Reicher, Haslam ve Smith, 2012; Haslam ve Reicher, 2012) sadakat, güven, yardım ve yükümlülüğün yerine getirilmesini gerektiren olumlu ve simetrik/denk bir ilişki kurmasına bağlı görünmektedir (Lutsky, 1995). Buna göre, Deneycinin Teşvik 4’ü kullanımıyla yani katılımcıya otoritesini kabul ettirmesiyle bozulan ilişkide, uysallık hâli yerini dirence bırakmaktadır (Haslam, Reicher ve Platow, 2011).

Milgram’ın Analizinin Tarihi Anlamını Sorgulamak

Psikologlar Milgram’ın teorik analizini sorgularken tarihçiler de bu analizin tarihte gruplararası zulümle ilgisini sorgulamışlardır —bilhassa Nazi soykırımı özelinde. Eichmann vakasına ilişkin adli biyografik incelemeler (Cesarani, 2004; Stangneth, 2014), Eichmann’ın Nazi davasına tutkuyla motive olduğunu ve “Yahudi problemine Kesin Çözüm”ü başlatmak ve uygulamak için görevine kendini heves ve girişkenlikle verdiğini ileri sürmektedir (Reicher, Haslam ve Smith, 2012; Haslam ve Reicher, 2012). Eichmann’ın üstü olan Himmler, Macaristan’daki Yahudileri sürgün etmekte tereddüt ettiğinde Eichmann ona itaat etmek yerine karşı çıkmıştı (Overy, 2014).

Kershaw (2014) daha genel olarak Nazi devletindeki dinamizmin, görevlilerin emirleri uygulamasından değil; “Führer için çalışmaktan” yani liderlerinin isteyeceği düşüncesiyle yaratıcı hareketler sergileme motivasyonundan kaynaklandığını ileri sürmektedir. Diğer analizler de faillerin “sadece emirleri uyguluyordum” iddialarının o dönemde onların sözleri ve eylemleri arasındaki tutarsızlığını göstermektedir (Neitzer, Welzen ve Soldaten, 2012). Kısaca, düşünmeden “otoriteye itaat etmenin” Nazi devletinin ve/ya destekçilerinin tanımlayıcı bir özelliği olması fikri ziyadesiyle sorunlu görünmektedir (Miller, 1995). Görünüşe göre; failler sinsi düşmanlara karşı soylu -hatta faziletli- bir davayı savunmak amacıyla kasten ve hatta gururla hareket etmişlerdir (Koonz, 2005; Herf, 2008). Daha genel olarak, zehirli gruplararası ilişkiler pasif bir uyma sürecinden değil aktif katılımdan/bağlılıktan (active engagement) besleniyor görünmektedir (Haslam, Reicher ve Birney, 2014; Overy, 2014).

 

 

Milgram’ı Anlamlandırmak: Kör İtaatten Bağlanmış Takipçiliğe (Engaged Followership)

Hem psikolojik hem de tarihi araştırmalardan toplanan kanıtlar; gruplararası zulmün, failler ve otoriteler arasında pasif ve itaatkârdan ziyade aktif ve simetrik bir ilişkiden kaynakladığını göstermektedir. Bu, zehirli itaate ilişkin -özellikle Milgram’ın çalışmalarında- katılımcıların/faillerin bağlanmış takipçilik (engaged followership) sergilemesi açıklamasına alternatiftir (Reicher, Haslam ve Smith, 2012; Haslam ve Reicher, 2012). Sosyal Kimlik Teorisinden (Reicher ve Haslam, 2011; Turner, 1991) kaynaklanan bu analiz, katılımcıların Deneycinin teklifine karşılık vermekteki istekliliklerinin Milgram’ın bilimsel liderliğiyle ve amaçlarıyla özdeşleşmelerinden -bununla ilişkili destek olma arzularından- ve Öğrenci ile özdeşleşmemelerinden kaynaklandığını ileri sürer. Diğer bir deyişle etki, katılımcıların Deneyciyi (ama öğrenciyi değil) prototipik bir iç grup üyesi ve liderliğin anlamlı bir kaynağı olarak algılamalarına dayanır (Haslam, Reicher ve Platow, 2011).

Bu açıklamayla uyumlu olarak değişik teşviklerin etkililiğine dair deneysel bir çalışmada amaca en çok hizmet eden (Haslam, Reicher ve Birney, 2014) teşvik (Teşvik 2: “Deney devam etmenizi gerektiriyor”) katılımcıları devam etmeye ikna etmekte en başarılı olandır. Bu analiz; Deneyci ve onun amaçları ile (Öğrenciden ziyade) özdeşleşmeyi teşvik etmenin, katılımcıları 450 Volta (Haslam, Reicher ve Millard, 2015; Burger, Girgis ve Manning, 2011) kadar devam etmeye ilişkin istekleri üzerinde son derece iyi bir yordayıcı olduğunu gösteren arşivsel ve deneysel kanıtlar (Haslam, Loughnan ve Perry, 2014) tarafından da desteklenmektedir. Örneğin Deneyci ile göreli özdeşim; deneyci laboratuvarda yokken, Öğrenci Öğretmen ile aynı odadayken veya Öğrenci Öğretmenin akrabası veya arkadaşı olduğu durumda düşüktür (Rochat ve Blass, 2014; Russell, 2014). Bu koşullarda, katılımcılar, zarar vermeye çok daha az istekli olmaktadırlar.

Milgram’ın katılımcılarının “bağlanmış takipçiler” (engaged followers) olması kavramı, Yale arşivindeki materyallerin analiziyle teyit edilmekte ve yaygınlaştırılmaktadır. Bunlar Milgram’ın bilimsel çalışmalarıyla (çalışma öncesi, esnasında ve sonrasında) özdeşleşmesini teşvik etmek için yapılan çabalara işaret etmektedir (Russell, 2011). Dahası Milgram, (insan gelişimini anlamak açısından) girişiminin yüceliğini açıkladığında, katılımcılar rollerine ısınmış ve hatta yüreklenmişlerdir. Daha geniş kapsamlı olarak gruplararası ilişkiler bağlamında bu durum, “iç grup davası ne kadar erdemli görülürse bunun için dış gruba zarar vermek (Reicher, Hopkins, Levine ve Rath, 2006; Reicher, Haslam ve Rath, 2008) -ve bunu yaparken olumlu hissetmek- o kadar kolaylaşır” savını destekler.

Sonuçlar

Geleneksel açıklamalara göre, psikolojik ve tarihi araştırmalar gruplararası zulmün faillerini, ne yaptıklarını düşünmeden körü körüne kendilerine verilmiş emirleri uygulayan düşüncesiz bürokratlara benzetmektedir. Yeni araştırmalar, psikolojik ve tarihi kanıtlar arasında ilişki olduğunu göstermektedir; ancak çok farklı bir hikâye etrafında. Bu da Milgram’ın çalışmalarının gerçek gücünün, birbirini ağ gibi sarmış liderlerin, takipçilerin ve kuruluşların dış gruplara karşı zulmü kötü değil, yüce olarak görme ve bunları işleyenlerin, kendilerini kötü birinden ziyade, kahraman gibi algılamalarının ortamını yaratabildiğini göstermektir. Bu, faillerin zarar verdiklerinden habersiz oluşlarından değil, iyi bir iş yapmalarına inanmalarından ötürü meydana gelmektedir.

 


Çeviren: Duygu Güler

Kaynaklar

Arendt, H. (1971). Eichmann in Jerusalem: A report on the banality of evil (p. 115282). Viking Press.

Baumrind, D. (1964). Some thoughts on ethics of research: After reading Milgram's" Behavioral Study of Obedience.". American Psychologist, 19(6), 421.

Blass, T. (2004). The man who shocked the world: The life and legacy of Stanley Milgram (p. 360). New York: Basic Books.

Brannigan, A., Nicholson, I., & Cherry, F. (2015). Introduction to the special issue: Unplugging the Milgram machine. Theory & Psychology, 25(5), 551-563.

Brannigan, A., Nicholson, I., & Cherry, F. (2015). Introduction to the special issue: Unplugging the Milgram machine. Theory & Psychology, 25(5), 551-563.

Burger, J. M. (2009). Replicating Milgram: Would people still obey today? American Psychologist, 64(1), 1.

Burger, J. M., Girgis, Z. M., & Manning, C. C. (2011). In their own words: Explaining obedience to authority through an examination of participants’ comments. Social Psychological and Personality Science, 1948550610397632.

Cesarani, D. (2004). Eichmann: His life and his crimes.

Gibson, S. (2014). Discourse, defiance, and rationality: “Knowledge work” in the “obedience” experiments. Journal of Social Issues, 70(3), 424-438.

Griggs, R. A., & Whitehead, G. I. (2015). Coverage of Milgram’s Obedience Experiments in Social Psychology Textbooks Where Have All the Criticisms Gone? Teaching of Psychology, 42(4), 315-322.

Haslam, S. A., Reicher, S. D., Miller, A. G. (2014). Milgram at 50: exploring the enduring relevance of psychology’s most famous studies. Journal of Social Issues (Special issue), 70:393-602.

Haslam, S. A., Reicher, S. D., Sutton, J. (2011). The shock of the old: reconnecting with Milgram’s obedience studies, 50 years on. Psychologist (Special Section), 24:650-660.

Haslam, N., Loughnan, S., & Perry, G. (2014). Meta-Milgram: an empirical synthesis of the obedience experiments. PloS one, 9(4), e93927.

Haslam, S. A., & Reicher, S. (2007). Beyond the banality of evil: Three dynamics of an interactionist social psychology of tyranny. Personality and social psychology bulletin, 33(5), 615-622.

Haslam, S. A., & Reicher, S. D. (2012). Contesting the “nature” of conformity: What Milgram and Zimbardo's studies really show. PLoS Biol, 10(11), e1001426.

Haslam, S. A., Reicher, S. D., & Birney, M. E. (2014). Nothing by mere authority: Evidence that in an experimental analogue of the Milgram paradigm participants are motivated not by orders but by appeals to science. Journal of Social Issues, 70(3), 473-488.

Haslam, S. A., Reicher, S. D., & Millard, K. (2015). Shock treatment: Using Immersive Digital Realism to restage and re-examine Milgram’s ‘Obedience to Authority’ research. PloS one, 10(3), e109015.

Haslam, S. A., Reicher, S. D., & Platow, M. J. (2010). The new psychology of leadership: Identity, influence and power. Psychology Press.

Haslam, S. A., Reicher, S. D., Millard, K., & McDonald, R. (2015). ‘Happy to have been of service’: The Yale archive as a window into the engaged followership of participants in Milgram's ‘obedience’ experiments. British Journal of Social Psychology, 54(1), 55-83.

Herf, J. (2008). The Jewish Enemy. Harvard University Press.

Kershaw, I. (1993). ‘Working Towards the Führer.’ Reflections on the Nature of the Hitler Dictatorship. Contemporary European History, 2(02), 103-118.

Koonz, C. (2005). The Nazi Conscience. Harvard University Press.

Lozowick, Y. (2005). Hitler's bureaucrats: The Nazi security police and the banality of evil. A&C Black.

Lutsky, N. (1995). When is “obedience” obedience? Conceptual and historical commentary. Journal of Social Issues, 51(3), 55-65.

Martens, A., Kosloff, S., Greenberg, J., Landau, M. J., & Schmader, T. (2007). Killing begets killing: Evidence from a bug-killing paradigm that initial killing fuels subsequent killing. Personality and Social Psychology Bulletin.

Milgram, S. (1963). Behavioral study of obedience. The Journal of abnormal and social psychology, 67(4), 371.

Milgram, S. (1974). Compliant Subjects. (Book Reviews: Obedience to Authority. An Experimental View). Science, 184, 667-669.

Millard, K. (2011). The window in the laboratory: Stanley Milgram as filmmaker. Psychologist, 24:658-660.

Millard, K. (2014). Revisioning obedience: Exploring the role of Milgram's skills as a filmmaker in bringing his shocking narrative to life. Journal of Social Issues, 70(3), 439-455.

Miller, A. G. (1995). Constructions of the obedience experiments: A focus upon domains of relevance. Journal of Social Issues, 51(3), 33-53.

Navarick, D. J. (2009). Reviving the Milgram obedience paradigm in the era of informed consent. The Psychological Record, 59(2), 155.

Neitzel, S., & Welzer, H. (2012). Soldaten-On Fighting, Killing and Dying: The Secret Second World War Tapes of German POWs. Simon and Schuster.

Nicholson, I. (2011). Torture at Yale”: Experimental subjects, laboratory torment and the “rehabilitation” of Milgram’s “Obedience to Authority. Theory & Psychology, 21(6), 737-761.

Oppenheimer, M. (2014). Designing obedience in the lab: Milgram’s shock simulator and human factors engineering. Theory & Psychology, 25:599-621.

Overy, R. (2014). “Ordinary Men,” Extraordinary Circumstances: Historians, Social Psychology, and the Holocaust. Journal of Social Issues, 70(3), 515-530.

Perry, G. (2011). Behind The Shock Machine: The Untold Story of the Notorious Milgram Psychology Experiments. Scribe Publications.

Perry, G. (2015). Seeing is believing: The role of the film Obedience in shaping perceptions of Milgram’s Obedience to Authority experiments. Theory & Psychology, 25(5), 622-638.

Reicher S. D., Haslam S. A. (2015). Experimenter. Psychology Today (www.psychologytoday.com/blog/sound-science-sound-policy/201510/experimenter.)

Reicher, S. D., Haslam, S. A., & Miller, A. G. (2014). What makes a person a perpetrator? The intellectual, moral, and methodological arguments for revisiting Milgram's research on the influence of authority. Journal of Social Issues, 70(3), 393-408.

Reicher, S. D., Haslam, S. A., & Smith, J. R. (2012). Working toward the experimenter reconceptualizing obedience within the Milgram paradigm as identification-based followership. Perspectives on Psychological Science, 7(4), 315-324.

Reicher, S., & Haslam, S. A. (2011). After shock? Towards a social identity explanation of the Milgram ‘obedience’ studies. British Journal of Social Psychology, 50(1), 163-169.

Reicher, S., Haslam, S. A., & Rath, R. (2008). Making a virtue of evil: A five‐step social identity model of the development of collective hate. Social and Personality Psychology Compass, 2(3), 1313-1344.

Reicher, S., Hopkins, N., Levine, M., & Rath, R. (2005). Entrepreneurs of hate and entrepreneurs of solidarity: Social identity as a basis for mass communication. International Review of the Red Cross, 87(860), 621-637.

Rochat, F., & Blass, T. (2014). Milgram's unpublished obedience variation and its historical relevance. Journal of Social Issues, 70(3), 456-472.

Russell, N. (2014). Stanley Milgram’s obedience to authority “relationship” condition: some methodological and theoretical implications. Social Sciences, 3(2), 194-214.

Russell, N. (2014). The emergence of Milgram's bureaucratic machine. Journal of Social Issues, 70(3), 409-423.

Russell, N. J. C. (2011). Milgram's obedience to authority experiments: Origins and early evolution. British Journal of Social Psychology, 50(1), 140-162.

Slater, M., Antley, A., Davison, A., Swapp, D., Guger, C., Barker, C., … & Sanchez-Vives, M. V. (2006). A virtual reprise of the Stanley Milgram obedience experiments. PloS one, 1(1), e39.

Stangneth, B. (2014). Eichmann before Jerusalem: The unexamined life of a mass murderer. Random House.

Turner, J. C. (1991). Social Influence. Open University Press.


[1] Michael Almereyda’nın yönetmenliğinde, 2015 yılında gösterime girmiş, Experimenter filmi.