Çevre Psikolojisi Açısından Bir Film Analizi: Kimlik
Mehmet Karasu
Psikolog
Film, Malcolm Rivers adındaki ‘hastanın’ 6. seansındaki ses kaydında söylediği,
‘merdivenlerden çıkarken orada olmayan bir adamla karşılaştım; bugün de orada değildi, keşke dedim keşke gitse’
cümlesiyle başlar. Dr. R. Mallick, hastası olan Malcolm Rivers’ın bu sözlerini bir şiir olarak niteler ve hastasının geçmişine yani ‘çocukluğuna’ dair sorular sorarak onu tanımak ister. Annesinin fahişe olduğunu ve ‘meşgul’ olduğu sürece onu otel odasına terk ettiğini belirten Malcolm Rivers, 6 kişiyi öldürmüş ve ölüm cezasına çarptırılmıştır. Dr. R. Mallick, cinayetlerin sebebini tahrip olmuş ruh sağlığına bağlamakta ve yeni ortaya çıkan bir Rivers’in günlüğüyle onun cezayı ehliyeti olmamasına delil getirmektedir. Böylece ölüm cezanın kalkmasında onun için tanıklık yapmak istemektedir. Kararın tekrar görüşülmesi için yargıç apar topar infazdan yirmi saat önce aranır ve görüşmenin yapılacağa yere çağrılır. Bu duruma çok sinirlenen yargıç söylene söylene fırtınalı bir gecede kararın görüşülmesi için yüksek tavanlı, çizgileri statü ve hiyerarşiyi hatırlatan bir binaya gelir. Binada dikdörtgen bir masa etrafında oturan bir grup insan vardır. Masanın kısa köşesinde masanın erkini elinde bulunduran yargıç otururken; diğer uzun kenarlarında doktor, avukat, diğer görevliler oturmaktadır. Masanın diğer kısa köşesinde ise yani yargıcın tam karşısında da tekerlekli sandalyeye bağlanarak getirilen mahkûm Malcolm Rivers vardır. Binanın yüksek tavanlı oluşu bir yandan insana huzur ve güven duygusu pompa ederken diğer yandan sebebini anlamlandıramadığımız bir ürperti duygusu vermektedir.
Fırtınalı bir gecede etrafı ıssız bir çöl bölgesinde bulunan bir Motelde çeşitli olaylar on insanı bir araya toplamaya neden olmuştur. Motel genellikle tek katlı dairelerden oluşan şehre uzak, yaklaşık 10 odasına bulunan yerel bir dinlenme tesisi gibidir. Her odası standart olan motel, oturma odası, yatak odası ve tuvalet banyodan oluşan bir yapıdadır. Motelde otel sorumlusu (Larry), limuzin şoförü (Ed), fahişe (Paris), bir katili (Robert Maine) nakleden bir polis (Rhodes), 80'li yılların bir televizyon yıldızı (Caroline Suzanne), yeni evli bir çift (Ginny-Lou) ve kriz içinde olan 3 kişilik aile (George York-Timmy York-anne) bulunmaktadır. Otel sorumlusu tarafından çeşitli odalara yerleştirilen insanlar sığınacak bir yer bulmanın getirdiği rahatlama hissiyle hareket ederken, bu insanların teker teker ölmeye başlaması rahatlık hissinin yerinin korkuya bırakılmasına sebep olur. İlk ölüm 80’li yılların bir televizyon yıldızı olan Caroline Suzanne’nin başına gelir. Motelin ‘kötü’ şartlarından kurtulmak için cep telefonuyla devamlı surette bir yerlere ulaşmaya çalışan aktrist, hatların olmaması nedeniyle mekânını değiştirmek için dışarı çıkar. Telefonunun çekmesi için açık bir alana doğru yürüyen Caroline Suzanne, şiddetli yağışın olduğu ıssız ve karanlık bir alanda kafası kesilerek öldürülür. Sonra kesik başı çamaşırhanedeki bir makineye atılır. Makine içersinde dönerken bulunan kesik baş ve birkaç eşyanın yanında 10 numaralı odanın anahtarı vardır. Açığa çıkan cinayet sonrası, odalarına dağılmış insanlar, 3 kişilik çekirdek ailenin odasında toplaşır ve huzursuzluklar ayyuka çıkar. Buradan içgüdüsel olarak kaos zamanlarında birbirine yakınlaşan canlılar gibi insanların da birbirine yakınlaştığını ve adeta kalabalık etkisi oluşturarak rahatlamaya çalıştıklarını görebiliriz. Katil, polis Rhoden tarafından banyoya kilitlenmiştir. Onu bir odaya yerleştirmek yerine banyoya kilitlemek belki güvenlik endişesinden kaynaklansa da bu durum onun sosyallik hakkının ihlal edilmesine işaret eder. Bu durumsa dışlanmanın mekânsal ifade bulduğu sahnelerden biridir. Neticede katilin cinayet sıralarında kaçması ve 10 numaralı odanın banyosunda kilitli olması, bütün şüphelerin onun üzerine çekilmesine neden olur. Bu esnalarda Paris, en son ‘işinde’ birlikte olduğu adamın pahalı çakmağını çalmıştır. Çakmağı kendileyen Paris, çantasını karıştırdığında çakmağı eline alır ve o huzursuz anlarda kısmi bir rahatlama hisseder. Yeni evlenen çiftse kaos ortamının da etkisiyle tartışmaya başlar ve odalarında da tartışmaları sürer. Tartışmanın iyice şiddetlendiği anlarda Ginny mahrem bir alan oluşturmak için kendini banyoya kilitler. Ginny adeta banyonun duvarını mahremiyet duvarı gibi kullanmıştır. Gimmy için mahremiyetin duygusal boşalma ve rahatlama fonksiyonları bu esnada devreye girer. Lou’nun kapıyı zorlamasına rağmen Ginny kapıyı açmaz, sonra derin bir sessizlik olur. Sessizliğin oluşturduğu ‘merak’ duygusu kapıyı açmaya sebeptir. Kapıyı açan Ginny için iş işten geçmiştir çünkü Lou çoktan bıçaklanarak öldürülmüştür. Hemen diğerleri gelir ve olayı anlamlandırmaya çalışır. Filmin önemli detaylarından birisi de hiç kimsenin motelden kaçma teşebbüslerinde başarılı olamamasıdır. Bunun ilk örneği katil Robert Maine’e aittir. Katil olduğu için ‘hak ettiği’ yer olarak banyoya kilitlenen Robert Maine, kaçabilmeyi başarmıştır. Sonrasında çamurlu yollardan acele bir biçimde kaçmasına ve motelden uzaklaşmasına rağmen dönüp dolaştığı yer motelin kullanılmayan yemekhanesidir. Neticede burada kıstırılan katil dövülerek bayıltılır ve bağlanır. Limuzin şoförü olan Ed aslında sağlık izninde olan bir polistir. Ed işinde yaşadığı çalkantılı olaylar yüzünden sorunlar yaşamaktadır. Ed bir polis olduğundan motelde meydana gelen cinayetlerin ardından kontrolü ele alır ve kanıtları toplamak için dolaşır. En son cinayet mahallinde kanıtların kaybolmaması için fotoğraflar çeken Ed, Lou’nun kanlı parmakları arasında da bir odanın anahtarını görür. Bu 9 numaralı odanın anahtarıdır. Yemekhanede bağlı olarak bırakılan katilin başına bırakılan motel sorumlusu Larry, ölen aktiristin paralarını çalmak için oradan ayrılır ve Ed bunu görünce kızar ve yemekhaneye gittiklerinde katilin ağzından beyzbol sopası sokularak öldürülmesi bütün şüpheleri otel sorumlusu Larry’e çevirir. Çünkü beyzbol sopası Larry’e aittir. Larry’nin beyzbol sopasını kendilemesi onun üzerinde adeta özel bir işaret bırakmasına denktir. Ayrıca katilin yanı başında 8 numaralı odanın anahtarının bulunması da gizemi iyice arttırır. Larry yaşanan karışıklıktan istifade eder ve kaçmaya çalışır. Garajdaki arabayı alelacele çalıştırır ve tam garajdan çıkacakken yolun ortasında bulunan çocuğu yani Timmy’i babası kurtarmak için yola atlar ve Larry ona çarparak öldürür. Yaşanan kargaşada Larry’nin aslında otelin sorumlusu olmadığı ortaya çıkar ve anlattığına göre olaylar geçmişte şöyle cereyan eder: Vegas’ta kumar masasında paralarını kaybeden Larry arabasının boşalan deposunu doldurmak için Motele gelir. Motelin asıl sorumlusunu bürosunda ölü olarak bulur. Kalp krizinden şüphelenir Larry. Sonra birden oda arayan yedek parça satıcısı gelir. Parasız Larry 30 Dolara bir oda kiralar ve motelin asıl sorumlusunun sıcakta kokmaması için derin dondurucuya yerleştirir. Daha sonradan motelin asıl sorumlusunun akrabalarının motele gelebileceği ihtimali üzerine böyle bir işe girişen Larry artık motelin sorumlusu gibi davranır ve orada yaşamaya başlamıştır bile. Bir taraftan cinayetlerin şüphelisi konumuna düşen Larry, diğer taraftan anlattığı hikâyeyle Ed ve Paris’in zihinlerinde cinayetleri işlememiş algısını oluşturmuştur. Ginny ise havanın gizemli oluşunu yıllar önce o bölgeye yerleştirilen ve susuz bırakıldıkları için ölen Kızılderililere bağlayarak artırmıştır. Ginny daha önceden izlediği bir filme atfen aralarında bir bağ olabileceğini ve olayların o bağdan kaynaklanabileceğini öne sürer. Sonra o bağı çözmeye çalışırlar. Bu esnada ise yan odada kazada yaralanan Timmy’nin annesi ölü olarak bulunur. Yatağının altında 6 numaralı anahtarın bulunması gizemi iyice artırır. Ancak bir terslik daha vardır 10 numaradan geriye birer birer azalarak bırakılan oda anahtarları en son ölümde 8’den 6 numaraya inmiştir? 7 numaranın olmadığını fark eden Paris 7 numarayı sorar. Bunun üzerine hemen dışarı çıkarlar ve Larry’nin arabasıyla çarptığı Timmy’nin babasının cesedinin yanına giderler. Aradıkları cevap ordadır. Timmy’nin babasının cebinden de 7 numaralı odanın anahtarı çıkar. Ed, Gimmy ve Timmy’nin arabada kalan az yakıta rağmen moteli terk etmelerini söyler. Ardından acele bir biçimde arabaya doğru giden ikili moteli terk etme teşebbüsünde bulunmuştur. Ancak ilk teşebbüste bulunan katil gibi onlar da başarısız olmuş ve gidecekleri arabaları patlamıştır. Patlayan arabayı söndürdükten sonra arabada hiçbir ceset kalıntının olmaması ortamı iyice gerer. Sonrasında odaya doğru girerlerken dışarıda olan Timity’nin babasının cesedinin kaybolduğu fark ederler. Keza katil, Lou, aktrist Suzanne, Timity’nin annesinin cesedi de kaybolmuştur. Hepsinin bulunduğu yerler hiç bozulmamış ve tertemizdir. Sonra kendi aralarında konuşurlarken kalan 4 kişinin doğum tarihlerinin aynı olduğu çıkar. Hepsi Mayıs ayının 10’unda doğmuştur. Larry motelde kalan diğer insanların belgelerinin olduğu kutuyu açtığında onların da doğum tarihlerinin aynı olduğunu görür. O esnada motelin tepesine yıldırım düşer ve elektrikler gider. Sigortayı aramak için dağılan dörtlüden Ed odada kalır. Filmin başlangıcında Malcolm Rivers’in sözünü tekrarlar: ‘merdivenlerden çıkarken orada olmayan bir adamla karşılaştım; bugün de orada değildi, keşke dedim keşke gitse’ O esnada Malcolm Rivers’in Ed’in kişiliğine bürünen adam olduğu açığa çıkar.
4. derece kişilik çözülmesi teşhisi koyulan Malcolm Rivers’in yaptığı cinayetlerden önce günlüğüne yazılar yazdığı ortay çıkar. Her cinayette başka bir kişiliğe bürünen Malcolm Rivers’in suçlarından sorumlu olmadığı ispatlanmaya çalışılır. Toplantıda söz alan Dr. R. Mallick kişilik çözülmesini anlatır ve tedavisin olmadığına atıfta bulunarak, farklı kişiliklerin birleştirilmesinin çözüm olabileceğini söyler. İçeriye getirilen Malcolm Rivers, Ed’in kişiliğindedir. Onunla konuşurlarken sanki Rivers değil Edward’tır. Hatta kendi fotoğrafı gösterilmesine rağmen tanımadığını belirtir. ‘Şiddetli travmalar yaşayan bir çocuğun ruhu bölünebilir ve başka kişilikler oluşturabilir’ açıklamasında bulunan Dr .R. Mallick, Malcolm Rivers’in çocukluğuna atıf yapar. Çoklu kişilik sendromu içerisine girdiği söyler. Filmin başındaki gazete manşetlerinden Malcolm Rivers’in çocukken annesi tarafından işkenceye maruz bırakıldığını anlıyoruz. Ayrıca yine annesi tarafında otel odalarına kapatıldığı ve yalnız bırakıldığını kendisi ifade eden Malcolm Rivers’ın kişilik çözülmesine girmesinde yaşadığı bu hadiselerin etkili olması kuvvetle muhtemeldir. Toplantı esnasında Dr. R. Mallick’in, Edward kişiliğine bürünmüş Malcolm Rivers’a bir ayna vermesi ve kendi kendine bakmasını sağlaması Malcolm Rivers’ı korkutur. Çünkü kendi ‘ben’ine yönelik imgesi bozulmuştur. Farklı bağlamlarda farklı kişiliklere bürüne bir adamdır. Aslında bu kahramanların hepsini çocukken Malcolm Rivers kendi zihninde oluşturmuştur. Her kişiliğinin adını bir eyaletten almıştır. Bütün kişiliklerin birleştirilmesi gerektiğini öneren Dr. R. Mallick bunu yapmaya çalışır. Bütün kişilikleri bir araya getirmeye çalışırken ‘şiddet’ yaşanacağını ifade eden Dr. R. Mallick bu şekilde onun içindeki kişiliklerinin sayısının azalacağını ön görür. 4 yıl önce 6 kişinin öldürülmesi olayını o kişiliklerden birisi işlemiştir. Ama kim? Dr. R. Mallick cinayeti yapan o kişiliğinin hayatta kalmaması telkinini Malcolm’a verir. Eğer Malcolm’un 6 kişiyi öldürdüğü kişiliğini ortadan kaldırırsa idam cezasından kurtulacaktır. Kendi içinde inanılmaz çatışmalar ve devinimiler yaşayan Malcolm Rivers o cinayetleri Edward kişiliğinde yapmıştır. Daha doğrusu Dr. R. Mallick öyle zannetmektedir. Moteldeki yani zihninde oluşturduğu moteldeki kişiliklere geri dönen Malcolm Rivers’ın 4 kişiliği kalmıştır. Bunlar, Paris, Edward, Larry ve polis Rhodes’dir. Malcolm diğer kişiliklerini zihninde aşama aşama öldürmeye çalışmış ve şiddetli bilişsel çelişkiler yaşamıştır. Zihnine geri dönen Malcolm olaylar dizisine şöyle devam eder: Paris, Rhodes’in aslında bir polis değil, aksine bir zanlı olduğunu arabanın torpido gözündeki belgelerden anlar. Polisi öldürerek onun kıyafetlerini giyen Rhodes de aslında Malcolm Rivers’in kişiliklerinden birisidir. Polisle Larry arasıda çıkan kavga sonucunda Rhodes, Larry’i silahıyla vurarak öldürür. Sıra Paris’i öldürmeye gelmiştir. Paris’i silahıyla kovalayan Rhodes, ateş eder ama ıskalar. Korunmak için küçük bir depoya sığınan Paris, buranın güvensiz olduğunu düşünerek orayı terk eder. Zaten hemen ardından Rhodes de oraya rahatlıkla girebilmiştir. Depodan kaçan Paris, Ed ile karşılaşır. Ed onu yatıştırır ve yanından ayrılır. Rhodes ve Ed’in karşılaşması gerekir artık. Nitekim moteldeki odalardan birinin önünde karşılaşan Ed ve Rhodes birbirlerini vurur ve Ed ağır yaralanmıştır. Rhodes ise ölmüştür. Paris, Ed’e yardıma gelir ama Paris’in yardım etme çabalarına Ed karşılık vermez. Çünkü ölmesi gerekir. Çünkü Malcolm Rivers, Ed’i öldürmelidir öldürmelidir ki idam cezasından kurtulabilsin. Ed, Paris’in kulaklarına onu portakal bahçesinde gördüğünü söyler ve ölür. İçindeki Edward’ı da öldüren Malcolm hüzünlü bir damla gözyaşı döker. Bundan sonra, 6 kişilik cinayet vakasından Ed’i sorumlu tutan Dr. R. Mallick yargıca söyle söyler: ‘Konu aklı mı yoksa bedeni mi cezalandırıyor olduğumuz, cinayetleri onun bedeni işledi evet, bu doğru ancak içinde kalan kişi işlemedi (Paris).’ Malcolm bütün gece boyunca 10 kişiliğini teker teker öldürmüştür. Dr. R. Mallick, Malcolm’ın yerinin eyalet hastanesi olduğunu söyler. Neticede yargıç idamı durdurur ve Malcolm Rivers’ı eyalet hastanesinin bir psikiyatri kliniğine Dr. R. Mallick’in gözetimine verir. Hastaneye sevk edilirken içinde olan tek kişiliğiyle (Paris) düşüncelere dalan Malcolm Rivers, Paris’i arabasıyla portakal bahçelerine giderken görür. Portakal bahçesinin yanında mütevazı bir evi olan Paris toprağı kazarken 1 numaralı motel odasının anahtarını toprağın içinde görür. Paris korkudan titremeye başlarken Dr. R. Mallick’in motelde öldüğünü zannettiği ancak ölmediği ortaya çıkan bir diğer kişilik olan Timmy tarafından ‘fahişelerin ikinci bir şansı olmaz’ denilerek öldürülür. Buradan kişilik çözülmesi yaşayan birinin zihninde bile dışlamaya yönelik eğilimi rahatlıkla görebiliyoruz Malcolm’un 6 kişilik cinayetlerini yapan kişiliği aslında Edward değil Timmy’dir. Edward’ın öldürülmesiyle cinayeti işleyen kişiliğin yok olduğunu düşünen Dr. R. Mallick yanılmıştır. Bu yanılgı Dr. R. Mallick’in hayatına mal olur ve Malcolm Rivers tarafından boğazı sıkılarak öldürülür.
Ve film başladığı replikle biter:
‘merdivenlerden çıkarken orada olmayan bir adamla karşılaştım; bugün de orada değildi, keşke dedim keşke gitse’
Genel olarak Larry dışında diğer karakterler belki yaşanan gerilim belki de süre azlığından yerleştikleri odaları kendileyememiştir. Larry ise yukarıda anlatıldığı gibi motel uzun süredir kalması ve oradan geçimini sağlaması sebebiyle mekânsal doyumu yaşayabilmiş bir karakterdir. Aslında bütün olaylar Malcolm Rivers’ın zihninde olup bitse de o zihnindeki mekânlara hâkimdir. Bunu anlamak için alansallık kavramını kullanabiliriz. Moteli en ince detayına kadar zihninde şekillendirmesi ve her öldürdüğü kişiliğinin yanına zihnindeki motelden özel işaretler bırakması yani anahtarları öldürdüğü kişiliklerinin yanlarına yerleştirmesi onun mekânı sahiplendiğinin bir işareti olarak değerlendirilebilir. Özel işaretler bırakması ilgili alanları belirtmesi ve kişisel mekânın ihlal edilmesini asgari düzeye indireceği için önemlidir. Fiziksel mekânın sosyal anlamına işaret eden proksemi kavramı açısından değerlendirecek olursak moteldeki insanların tamamına yakını belki kültürel, belki de gerilim ve korku halinin etkin olması sebebiyle birbirlerine daha hızlı angaje olmuşlardır. Motelde yaşanan olaylara bağlı olarak mekânların sosyopet ve sosyofuj olması bakımdan geçişlilik yaşandığı görülmektedir. Söz gelimi sosyalliği iten bir mekân olarak yatak odaları sosyofuj özellikler gösterirken, kaos anlarında yatak odaları sosyopet mekân haline dönmüş ve moteldeki insanların kimi zaman toplanma ve tartışma mekânları haline gelmiştir. Yani grubu çağıran mekânlar gibi olmuştur. Yatak odalarının ya da oturma odalarının sosyopet mekân haline geçişlerinde yerel bir kalabalık oluşmuş ve bu kalabalıkların etkisiyle yoğunluk yaşantısı hissedilmiştir. Moteldeki odalar her ne kadar ev gibi tasarlanmış, motelde kalanlara kendininmiş gibi hissetmesine yönelik dizayn edilmiş olsa da, konut olma havasından çıkamamıştır. Çünkü motelde kalan insanlar ev gibi tasarlanmış odalarını kişiselleştirememişlerdir. Bunun birçok sebebi olabilir: art arda meydana gelen cinayetler, şiddetli fırtına ve yağış, gece, ıssızlık bir mekânda uzun süre kalamama vs. Bu açıdan Gimmy’nin durmadan motelden gitmek istemesi ve moteli kendileyememesi onun yabancılaşma deneyimi yaşamasına olanak sağlamıştır. Ancak Larry için durum öyle değildir. Motelin yabancısı olmasına rağmen mevcut şartlar içerisinde motele kök salmış, süreklilik ortaya koymuştur. Hal böyle olunca güven ve kontrol duygusunda olaylar olana dek doyum yaşamıştır. Malcolm Rivers küçükken annesi tarafından otel odalarında yalnız bırakılması sebebiyle otel odalarıyla arasında ters yönde duygusal olarak bağ kurmuş ve zihninde oluşturduğu yer imgesinde de bir moteli kullanmıştır. Bu durum insan-mekân arasındaki duygusal bağa etmektedir. Westin’in mahremiyetin geçtiği aşamaları tartıştığı dört mahremiyet durumunun dördüncüsü olan ayrı tutma ya da kendini saklama durumu Timmy’de yer yer görülmektedir. Küçük çocuk hem babasının onları 2 yıl önce terk etmesine bağlı olarak, hem de motelde meydana gelen cinayetlere bağlı olarak genelde geri çekilmeye çalışmış, pencere kenarlarında vs durarak fiziksel ve psikolojik engeller oluşturmuştur. Moteldeki insanlar geçen olayların seyrine göre kendilerini birbirlerine açmaya başlamış ve böylelikle aralarındaki ilişkiyi çözebilmişlerdir. Hepsinin Mayıs ayının 10’unda doğması bu gerçeğin işaretidir.
Son söz
Özellikle 2000’lerden sonra insanların farklı bilinç hâllerine ve zihinsel süreçlerine atıf yapılarak tasarlanan bu tarz filmler -Kimlik, Zindan Adası, Başlangıç, Matriks vs.- bilinç-zaman-mekân ve diğer bağlamsal etkenlerin harmanlanması adına zengin birer havza olarak karşımıza çıkmakta ve algısal belirginliğimizi keskinleştirip görüş açılarımızı artırmaktadır.