Cinsel ve Fiziksel İstismar: İstismar ve İhmalin Çocuk Ruh Sağlığına Etkisi
Çocuk istismarı ve ihmali farklı kültürler ve zamanlarda yaygınlık açısından değişiklik gösterebilse de geçmişte olduğu gibi günümüzde de sıkça rastlanılan ve her toplumda var olan bir olgudur. Çocuk istismarı ve ihmali yadsınamayacak derecede önem taşımakta ve çocuklarda çeşitli travmalardan ölüme kadar ağır hasarlara neden olabilmektedir (Demirci ve ark., 2009). İstismar, neden olabileceği tüm olası felaket durumlarına rağmen hem aile üyeleri hem de aile dışındaki kişiler tarafından uygulanabilmektedir (Gencer ve ark., 2016). Bununla ilgili bir araştırma istismarın, aile içerisinde ya da “tanıdık” denilebilecek düzeydeki bir kişi tarafından uygulandığını göstermektedir (Yılmaz-Irmak, 2008).
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre çocuk istismarı, yetişkinin farkındalığına bakılmaksızın çocuk üzerinde uygulanan fiziksel, psikolojik ve sosyal anlamda çocuğun gelişimini ve sağlığını etkileyecek her türlü davranıştır (Dünya Sağlık Örgütü Raporu, 1993, akt., Dubowitz, 2002). Fiziksel, cinsel, duygusal istismar ve ihmal olmak üzere dört grupta ele alınan bu olgu hakkında yeterli düzeyde araştırma ve kayıt bulunmamaktadır (Tıraşçı ve Gören, 2007). Bu alanda yapılmış çalışmaların yeterli sayıda olmayışı aslında araştırılması güç bir konu olduğunu göstermektedir. İhmal, çocuğa bakmakla sorumlu aile, devlet ve kurumların çocuğun gelişimi için gerekli olan hayati gereksinimleri yerine getirmemesidir. İhmal ve istismar ayırt edilmesi güç kavramlar olup istismar aktif, ihmal ise daha pasiftir (Aral ve Gürsoy, 2001).
Bu derleme makalede ise, yapılan araştırmalarda yaygınlık açısından önde olan fiziksel ve cinsel istismara değinilecektir (Koç ve ark., 2012). Bu istismar türlerinin çocuk üzerinde çeşitli etkilerinin bulunması söz konusudur. Bahsi geçen etkilerin önemli olması nedeniyle bu derlemede cinsel ve fiziksel istismarın çocuk ruh sağlığı üzerine etkisi ile ilgili araştırmalar yer alacaktır. Buna ek olarak konu hakkında çeşitli koruyucu yöntemlere de değinilecektir.
Cinsel İstismar Tanım ve Yaygınlığı
Cinsel istismar, çocuğun bir yetişkin tarafından kendi istek ve arzularını gerçekleştirmek için kullanılmasıdır (Aktepe, 2009). Adli sürecin başlatılması amacıyla çocuk ve ergen ruh sağlığı biriminde yatan hastalar üzerinde yapılmış bir araştırma, cinsel istismarın en çok bildirilen neden olduğunu göstermiştir (Yolga-Tahiroğlu ve ark., 2008). Aydın ilinde çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları biriminde yapılan bir araştırmada da çocukların bu polikliniklere gönderilme nedeni olarak en çok cinsel istismar gösterilmiştir (Aksu ve ark., 2013).
Yapılan araştırmalarda farklı yüzdeliklere rastlansa da kız çocuklarının erkek çocuklarından daha fazla cinsel istismar riski altında olduğu anlaşılmaktadır (Uğur ve ark., 2012). Erciyes Üniversitesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Bölümü’nde cinsel istismara uğramış çocukların %81,6’sının kız ve %18,4’ünün ise erkek olduğu saptanmıştır (Çıkılı-Uytun ve Öztop, 2016). Başka bir araştırmada ise polikliniğe bu nedenle başvuranların %84,6’sının kız, %15,4’ünün erkek olduğu belirtilmiştir (Şimşek ve Gençoğlan, 2014).
Cinsel İstismarın Çocuk Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkisi
Bir araştırmada incelenen cinsel istismar vakalarında istismarın psikiyatrik tanı alacak boyutta olmasa da kaygı ve suçluluk duygularına neden olduğu bulunmuştur (Uğur ve ark., 2012). Bir diğer araştırmada ise, birden fazla kişi tarafından cinsel istismara uğrama, istismarcının aile içerisindeki bir kişi olması ve istismarın penetrasyon içermesinin ruhsal sorun geliştirme riskini artırdığına değinilmektedir (Soylu ve ark., 2012).
Literatür incelendiğinde istismar gerçekleştikten sonra mağdurların %77,6’sına, yani büyük çoğunluğuna psikiyatrik tanı konulmuş olduğu görülmektedir (Ayraler-Taner ve ark., 2015). En sık rastlanan psikiyatrik tanının ise Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) olduğu saptanmıştır (Aktepe ve ark., 2013). Başka bir araştırma da bu bulguları destekleyip en sık görülen ruhsal bozukluğun TSSB olduğu; penetrasyonun olmasının, depresif bozukluğun ve TSSB’nin intihar girişimini artırdığı belirtilmiştir (Gökçe-İmren ve ark., 2013).
Cinsel istismar nedeniyle yaşanılan ruhsal sorunların büyüklüğünde birey ve aile kaynaklı etmenler ve istismara ait özelliklerin bir arada etkili olduğu düşünülmektedir (Şimşek ve Gençoğlan, 2014). Bir araştırmada, cinsel istismar çeşidi olarak kabul edilen çocuk evliliklerinin psikolojik travmaya neden olup kişinin ileriki yaşlardaki hayatını etkilediği gözlenmiştir (Güneş ve ark., 2016). Bir başka araştırmada ise, aile cinsel istismarın varlığına ilişkin çocuğun sözlerine inanmıyorsa çocuğun insanlara karşı güvensizlik, aşırı bağımlılık, öfke ve düşmanlık, güçsüzlük gibi duygular beslediği, bu hislerin vermiş olduğu psikolojik durum neticesinde intihar olaylarına rastlandığı gözlenmiştir (Öztürk, 2009). Ayrıca istismara maruz bırakılmış kişilerde yüksek depresyon ve düşük benlik saygısı bulgularına ulaşılmış, erişkin yaştaki majör depresyonun çocukluk çağındaki cinsel istismar öyküsü ile ilişkili olduğu bulunmuştur (Taner ve Gökler, 2004). Finkelhor (1987) ise, cinsel istismarın travmatik cinsel uyarılma, aldatılma, güçsüz hissetme ve suçlama gibi hislere neden olduğunu ifade etmiştir.
Fiziksel İstismar Tanım ve Yaygınlığı
Fiziksel istismar çocuğun bedenine yönelik, anne, baba ya da diğer kişiler tarafından kaza haricinde kasıtlı bir şekilde gerçekleştirilmiş fiziksel eylemlerdir (Arvas, 2007). Türkiye’de yapılan çocuk istismarı ve aile içi şiddet araştırmasına (UNICEF, 2010) göre, her yaştan çocuk cinsiyete bakılmaksızın fiziksel istismar görebilmekte ve istismar uygulanan yer olarak en başta çocukların yaşadıkları ev gösterilmektedir. 7-14 yaşları arasındaki kız çocukları en çok annelerinden şiddet gördüklerini belirtirken, 15-18 yaş aralığındaki kız çocuklarına uygulanan fiziksel istismarın sayısında düşüş olduğu gözlenmiştir. Erkek çocukları ise, 7-14 yaş aralığında en çok arkadaşları tarafından şiddet gördüklerini belirtirken, 15-18 yaş aralığındaki erkek çocukları kız çocuklarından daha fazla şiddet görmekte ve en çok şiddet uygulayan kişinin ise babaları olduğunu söylemektedirler.
Yapılan literatür taramalarında araştırmaya dâhil olan annelerin çocuklarına yüksek oranda fiziksel istismar uyguladıkları ve bunda sahip olunan çocuk sayısı ve eşten şiddet görme durumlarının etkisi olduğu bulunmuştur (Güler ve ark, 2002). Ayrıca bu davranışların annenin öğrenim durumu azaldıkça artış gösterebildiği saptanmıştır (Bilgen ve Karasu, 2017).
Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde yapılan bir araştırmada aile içerisinde şiddet, düşük eğitim seviyesi, boşanma ve alkol kullanma gibi olayların istismar riskini artırdığı ve ekonomik güçlüklerin yüksek düzeyde olmasının istismara uğrama oranını artırdığı bildirilmiştir (Oral ve ark., 2001). Birev içi şiddet araştırmasında çocukların %37’sinin hayatlarında en az bir kez fiziksel istismara uğramakta olduğu, çocuğun okulda sene kaybetmesinin ise istismar riskini artırdığı bulunmuştur (Genç Hayat Vakfı, 2012).
Fiziksel İstismarın Çocuk Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkisi
Çocukların şiddetten uzak bir ortamda yetişmesi çocuğun ruh sağlığı gelişiminin sekteye uğramaması için gereklidir (Yurtal ve Artut, 2008). Fiziksel istismarın çocuk ruh sağlığı ile ilgili etkileri incelendiğinde sosyal açıdan uyum problemlerine neden olduğu, istismara maruz kalmış çocukların genellikle çekingen, korkmuş ve sessiz kişiler hâline geldiği vurgulanmıştır (Sokullu-Akıncı, 2003).
Literatür incelendiğinde, yapılan bir araştırmaya göre, fiziksel istismarın bir diğer etkisi ise kendine zarar verme davranışlarını artırmasıdır. Ayrıca çocukluk döneminde bu şekilde travmaya uğramış kişiler daha yüksek dissosiyatif belirtiler göstermektedir (Zoroğlu ve ark., 2001). Bununla birlikte, fiziksel istismara uğrayan kişilerin uğramayanlara göre daha fazla saldırganlık eğilimi gösterdikleri bulunmuştur (Ayan, 2007).
Fiziksel istismara uğrayan çocuklarda daha yüksek depresyon belirtileri gözlenmektedir (Güler ve ark., 2002). Ayrıca, şiddete maruz kalan ya da şiddete tanık olan çocuklar daha fazla psikolojik bozukluk geliştirmektedir (Adalı, 2007). Aile içinde fiziksel istismara uğrayan çocuklarda daha düşük özsaygı, daha fazla depresif belirti ve saldırganlık eğilimleri gözlenmiştir (Tural-Hesapçıoğlu ve Altıparmak, 2015). Bununla beraber, aile içerisinde şiddet ortamında büyüyen çocuklar yetişkinlik dönemlerinde çocuklarını fiziksel olarak istismar etmeye daha fazla yatkındır (Yolga-Tahiroğlu ve ark., 2009).
Koruyucu Yöntemler
Türkiye’de yapılan 0-8 yaş arası çocuğa yönelik aile içi şiddet araştırmasında anne-baba eğitimlerinin yaygınlaştırılması, aile danışmanlık hizmetlerinin sağlanması, çocuğa uygulanan istismar riskinin fark edilebilmesi için erken müdahale edilebilecek bir sistemin oluşturulması gibi konulara değinilmektedir. Ayrıca toplumun ruh sağlığı hizmetlerine rahatça ulaşabilmesinin gerekliliği vurgulanmıştır (Bernard van Leer Vakfı, 2014).
Aileye sosyal desteğin artırılmasının, ebeveynlik becerilerine yönelik eğitimler ve terapi hizmetlerinin istismarı önlemede etkili olacağı bulunmuştur (Başoğul ve ark., 2017). Bununla birlikte, istismarı önlemede çocuğun ve ailenin konu hakkında bilgilendirilmesi önemli bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca aileye danışmanlık hizmetlerinin sağlanmasının koruyucu bir etki yaratabileceği gözlenmektedir (Güler ve ark., 2002).
Sonuç
Literatür incelendiğinde istismar türleri içerisinde en yaygın olarak cinsel istismar ve fiziksel istismarın gerçekleştirildiği görülmektedir. Cinsel istismar TSSB, depresyon, kaygı, suçluluk duyguları, intihar girişimleri, uyum bozukluğu, güvensizlik, aşırı bağımlılık gibi ruhsal sorunlara yol açarken; fiziksel istismar saldırganlık, dissosiyasyon ve çekingenlik gibi sonuçlar doğurur. Önerilen koruyucu yöntemler incelendiğinde ise, en çok değinilen noktalar ailenin eğitilmesi ve danışmanlık hizmetinin sağlanmasıdır.
Kaynaklar
Adalı, N. (2007). 10-12 yaş grubu çocuk istismarı ebeveyn ve çocuk bilgilendirme çalışması. (Yayınlanmamış tezsiz yüksek lisans projesi). Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.
Aksu,H., Karakoç-Demirkaya, S., Gürbüz-Özgür, B. ve Gün, B. (2013). Aydın ilinde bir yıldaki çocuk ve ergen adli olguların değerlendiril-mesi. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 14, 369-377.
Aktepe, E. (2009). Çocukluk çağı cinsel istismarı. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 1, 95-119.
Aktepe, E., Işık, A., Kocaman, O. ve Eroğlu, F. Ö. (2013). Değerlendirilen cinsel istismar mağduru çocuk ve ergenlerin demografik ve klinik özellikleri. Yeni Symposium Journal, 51(2), 115-120.
Aral, N. ve Gürsoy, F. (2001). Çocuk hakları çerçevesinde çocuk ihmal ve istismarı. Milli Eğitim Dergisi, 151, 36-39.
Arvas, A. (2007). Çocuklarda fiziksel istismar. Sempozyum Dizisi, 57 177-182.
Ayan, S. (2007). Aile içinde şiddete uğrayan çocukların saldırganlık eğilimleri. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 8, 206-214.
Ayraler-Taner, H., Çetin, F. H., Işık, Y. ve İşeri, E. (2015). Cinsel istismara uğrayan çocuk ve ergenlerde psikopatoloji ve ilişkili risk etkenleri. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 16(4), 294-300.
Başoğul, C., Lök, N. ve Öncel, S. (2017). Çocukların aile içi şiddetten korunmasında ailelere yönelik girişimler. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 9(2), 123-135.
Bernard van Leer Vakfı. (2014). Türkiye'de 0-8 yaş arası çocuğa yönelik aile içi şiddet araştırması. İstanbul.
Bilgen, F. G. ve Karasu, F. (2017). Anneleri tarafından çocuklara uygulanan duygusal Ve fiziksel istismar/ihmal davranışları. Sosyal Bilimler Dergisi, 7(13), 22-34.
Çıkılı-Uytun, M. ve Öztop, D. B. (2016). Cinsel istismar mağduru olan çocuk ve ergenlere konulan psikiyatrik tanıların ve uygulanan tedavilerin devamlılığının değerlendirilmesi. Yeni Symposium, 54(3), 18-24.
Demirci, Ş., Doğan, K. H., Deniz, İ., Erkol, Z. ve Günaydın, G. (2009). Ölümle sonuçlanan iki cinsel istismar olgusu. Adli Tıp Dergisi, 2(23), 27-32.
Dubowitz, H. (2002). Preventing child neglect and physical abuse. Pediatrics in Review, 23(6), 191-196.
Finkelhor, D. (1987). The trauma of child sexual abuse: Two models. Journal of Interpersonal Violence, 2, 348-366.
Gencer, Ö., Özbek, A., Özyurt, G. ve Kavurma, C. (2016). Çocuk ve ergenlerde aile dışı ve aile içi cinsel istismar olgularının karşılaştırılması. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 1(17), 56-64.
Genç Hayat Vakfı. (2012). Çocukların ev içinde yaşadıkları şiddet araştırması. Genç Hayat Yayınları.
Gökçe-İmren, S., Ayaz, A. B., Yusufoğlu, C. ve Rodopman-Arman, A. (2013). Cinsel istismara uğrayan çocuk ve ergenlerde klinik özellikler ve intihar girişimi ile ilişkili risk etmenleri. Marmara Medical Journal, 26, 11-16.
Güler, N., Uzun, S., Boztaş, Z. ve Aydoğan, S. (2002). Anneleri tarafından çocuklara uygulanan duygusal ve fiziksel istismar/ihmal davranışı ve bunu etkileyen faktörler. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 24(3), 128-134.
Güneş, M., Selçuk, H., Demir, S., Okan İbiloğlu, A., Bulut, M., Kaya, M. C., Yılmaz, A., Atlı, A. ve Sır, A. (2016). Çocuk evliliği yapan kadınlarda çift uyumu ve çocukluk çağı ruhsal travması. Journal of Mood Disorders, 6(2), 63-70.
Koç, F., Aksit, S., Tomba, A., Aydın, C., Koturoğlu, G., Korkmaz Çetin, S., Aslan, A., Halıcıoğlu, O., Erşahin, Y., Turhan, T., Çelik, A., Şenol, E., Kara, S. ve Solak, U. (2012). Çocuk istismarı ve ihmali olgularımızın demografik ve klinik özellikleri: Ege Üniversitesi Çocuk Koruma Birimi'nin bir yıllık deneyimi. Türk Pediatri Arşivi Dergisi, 47, 119-124.
Oral R., Can D., Kaplan S., Polat S., Ates N., Çetin G. ve Tıraş, B. (2001). Child abuse in Turkey: an experience in overcoming denial and a description of 50 cases. Child Abuse & Neglect, 25(2), 279- 290.
Öztürk, A. B. (2009). Child sexual abuse and working with the family. Toplum ve Sosyal Hizmet, 20(2), 89-98.
Sokullu-Akıncı, F. (2003) Kriminoloji ve viktimoloji bağlamında aile içi şiddete genel bir bakış: Türkiye’de aile içi şiddet. Beta Basım Yayım.
Soylu, N., Şentürk-Pilan, B., Ayaz, M. ve Sönmez, S. (2012). Cinsel istismar mağduru çocuk ve ergenlerde ruh sağlığını etkileyen etkenlerin araştırılması. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 13, 292-298.
Şimşek, Ş. ve Gençoğlan, S. (2014). Cinsel istismar mağdurlarında istismar süresi ve sıklığı ile travma belirtileri arasındaki ilişkinin incelenmesi. Dicle Tıp Dergisi, 41(1), 166-171.
Taner, Y. ve Gökler, B. (2004). Çocuk istismar ve ihmali: psikiyatrik yönleri. Hacettepe Tıp Dergisi, 35, 82-86.
T.C. Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, UNICEF. (2010). Türkiye'de çocuk istismarı ve aile içi şiddet araştırması.
Tıraşçı, Y. ve Gören, S. (2007). Çocuk istismarı ve ihmali. Dicle Tıp Dergisi, 34(1), 70-74.
Tural-Hesapçıoğlu, S., Altıparmak, F. (2015). Çocuklukta yaşanan ya da şahit olunan aile içi şiddet: Depresif belirtiler, benlik saygısı ve saldırganlık üzerine etkileri. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi, 22(1), 5-15.
Uğur, Ç., Şireli, Ö., Esenkaya, Z., Yaylalı, H., Saday-Duman, N., Gül, B., Günay, M., Kılıç, H. T., Gül, H., Gürkan, C. K. ve Günay-Kılıç, B. (2012). Cinsel istismar mağdurlarının psikiyatrik değerlendirmesi ve izlemi: Son dört yıllık deneyim. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi, 19(2), 81-86.
Yılmaz-Irmak, T. (2008). Çocuk istismarı ve ihmalinin yaygınlığı ve dayanıklılıkla ilişkili faktörler. (Yayınlanmamış doktora tezi). Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İzmir.
Yolga-Tahiroğlu, A., Avcı, A. ve Çekin, N. (2008). Çocuk istismarı, ruh sağlığı ve adli bildirim zorunluluğu. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 9, 1-7.
Yolga-Tahiroğlu, A., Bahalı, K., Avcı, A., Seydaoğlu, G. ve Uzel, M. (2009). Ailedeki disiplin yöntemleri, demografik özellikler ve çocuklardaki davranış sorunları arasındaki ilişki. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi, 16(2), 67-81.
Yurtal, F. ve Artut, K. (2008). Çocukların şiddet algılama biçimlerinin çizdikleri resimlerine yansımaları. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi, 15(3), 149-155.
Zoroğlu, S. S., Tüzün, Ü., Şar, V., Öztürk, M., Erocal-Kora, M. ve Alyanak, B. (2001). Çocukluk dönemi istismar ve ihmalinin olası sonuçları. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 2(2), 69-78.