İktidar Arzusu


Malake Kıdıraliev
Ege Üniversitesi
Psikoloji Böl. Öğr.

İktidarın doğasında başkalarıyla yetki paylaşmaya, eleştiriye ve kendine müdahaleye tahammülsüzlük ya da direnç vardır. İktidar arzusu ise idare etmenin verdiği benlik doyumu kaynaklı, iktidar olmanın imkânlarından istifade etme ve mutlak iktidar olma arzusuna karşılık gelir. İdare etme arzusu makul sınırlar içinde kalmadığında, nasıl arzu ilk önce iradeyi -aklı- devre dışı bırakır ya da silikleştirir ve daha sonra ilkeler ve değerlerle değil, arzu ve isteklerle hareket eder, aynı onun gibi iktidar arzusu ilkelerle sınırlanmadığında güç zehirlenmesine neden olarak, salt duygu ve ihtiraslarla hareket etmeyi ortaya çıkarır. Bu tarz bir hareketin kaçınılmaz sonucu olarak yapılacak yanlışlar, vicdanları rahatlatmak için iktidar tarafından rasyonelleştirilir.

Böylesi dokuda olan iktidarlar paranoyak bir tutumla varlığını sürdürür. İktidar olmanın verdiği imtiyazları kaybetme korkusu, çevresine karşı kendisini sürekli şüpheci olmaya iter. Bu tür iktidarların belirgin diğer özellikleri ise, kendisi gibi düşünmeyenleri ‘şeytanlaştırma’, ‘ötekiyi’ rahatça icat etme veya ona yönelik nefret söylemidir. Öteki, bu tür idari yapılarda günah keçisi rolünü üstlenir.

Bu konuyu İslam tarihinden yaşanmış bir örnekle bağdaştırarak inceleyebiliriz. İslam tarihinin parlak bilginlerinden birisi, Hanefi mezhebinin kurucusu kabul edilen Numan bin Sabit’tir, ancak halk arasında daha çok Ebu Hanife adıyla bilinir. Döneminin bilginlerinden ders almış, daha sonra kendi okulunu kurarak pek çok İslam bilgini yetiştiren bir İslam bilginidir. Kendisini seven ciddi bir kitlenin varlığı, idarecilerin gönderdiği hediyeleri kabul etmemesi, teklif edilen devlet görevlerinde yer almaması gibi faktörler Emevi idarecilerini endişeye sevk eder. Bu nedenle Emevi yönetimi Ebu Hanife’ye kadılık teklif ederek yanına çekmek ister. Böylesi bir durum, bir İslam bilginin anlam dünyasında Emevilerin yapacağı haksızlıklara ortak olma ihtimalini de ortaya çıkarır. Irak valisi Ömer bin Hubeyre tarafından yapılan kadılık teklifinin asıl maksadını anlayan Ebu Hanife görevi kabul etmez ve çeşitli nedenlerle gözaltına alınarak kırbaçlatılır.

Yönetime Abbasi ailesi gelince Ebu Hanife çok sevinir, ona göre iktidara liyakatı (ehliyet) olanlar gelmiştir. Ama sevinci uzun sürmez, iktidar zehirlenmesi yaşayan Abbasi idarecileri de benzer siyasete devam eder. Devrin pek çok din bilgini ve kanaat önderlerine zulmedilir. Ebu Hanife yapılan yanlışlar konusunda uyarılarda bulunur. Zira İslami gelenekte ulemanın bir vazifesinin de idarecileri uyarmak olduğu kabul edilir. Abbasi halifesi Ebu Cafer el Mansur, Numan bin Sabit’i yanına çekmek ister, ona hediyeler gönderir. Ebu Hanife kamu imkânları ile alınan hediyeleri kabul etmez ve meşru görmez. Ebu Mansur buna çok alınır. Musul isyanını bahane ederek halkı katletmek için fetva isteyen halifeye olumsuz cevap veren Ebu Hanife tekrar hapse atılır. İşkencelerden sonra zehirlenerek hapiste ölür. Emevi ve Abbasi baskılara boyun eğmemenin bedelini ondan önce pek çok insan gibi o da canıyla öder.

Demokrasinin tam olarak yerleşmediği ülkelerde devletten bağımsız, kamu malından yararlan-mayan, değerlerle hareket eden ve resmi ideoloji ile kısmi dahi olsa fikir ayrılıkları yaşayan kanaat önderleri ve sivil hareketler iktidar sahipleri için her zaman potansiyel bir tehdit olarak algılanmıştır.

Günümüz Türkiye’sinde, uzun yıllardan bu yana organize olmuş, ciddi bir kitlesi olan, devletin bazı icraatlarını doğru bulmadığı için eleştirebilen ve doğrudan herhangi bir dış ülkeye bağlılığı olmayan Hizmet hareketi de yukarıda anlattığım bağlamla benzer olarak yaşanan süreçte ‘öteki’ olma rolüne itilmekte ve bu oluşuma kamuoyunda ‘paralel örgüt’, ‘Haşhaşi’ gibi söylemlerle yoğun algı manipülasyonu yapılmaktadır. Sanıyorum, iktidar ve sivil toplum hareketleri arasındaki buna benzer gerilim ve çatışmalara demokrasi kültürünün gerçek anlamda içselleştirildiği zamana kadar tanıklık edeceğiz.

 

Kaynaklar

Bilgin, N. (Ed.). (2009). Sosyal psikoloji (3. Baskı). İzmir: Ege Üniversitesi Yayınları.

Ebu Hanife. (b.t.). 8 Mayıs 2013, http://tr.wikipedia.org/wiki/Ebu_Hanife