Isınan Bir Dünyada Beyin Sağlığı: İklim Değişikliğinin Görünmeyen Yükü
Derya Durusu Emek Savaş
Dokuz Eylül Üniversitesi, Psikoloji Bölümü, Doç. Dr.
Antropojenik iklim değişikliği, günümüzde insan sağlığını tehdit eden en acil sorunlardan biridir. Ağustos 2025, kaydedilen en sıcak üçüncü ağustos ayı olmuş, uzun vadeli ölçümler ise iklim krizinin sürekliliğini teyit etmiştir (Copernicus, 2025). Küresel ölçekte artan sıcaklıklar, yükselen deniz seviyeleri, hava kirliliği ve aşırı iklim olaylarının sıklığındaki artış, yaşam koşullarımızı doğrudan ve dolaylı olarak olumsuz etkilemektedir. Bu etkiler yalnızca kalp-damar ve solunum sistemlerini değil, merkezi sinir sistemi ve beyin sağlığını da giderek daha fazla tehdit etmektedir. Yüksek gelirli ülkeler küresel ısınmaya en fazla katkıda bulunurken, sonuçlarından en ağır biçimde etkilenecek olanlar, küresel emisyonlara çok az katkısı olan ve uyum kapasitesi sınırlı gelişmekte olan ülkelerdir (IPCC, 2023).
İklim değişikliğinin halk sağlığı üzerindeki etkileri çok boyutlu olup, aşırı hava olayları (örn., fırtınalar, sıcak hava dalgaları, orman yangınları, sel ve kuraklık) gıda güvenliğini, temiz su kaynaklarına erişimi ve genel yaşam kalitesini tehdit etmektedir. Artan sıcaklıklar, özellikle yaşlılar, kronik hastalıkları olanlar ve sosyoekonomik açıdan dezavantajlı topluluklar için ciddi sağlık riskleri oluşturmaktadır (Yin ve ark., 2023). Fosil yakıt kaynaklı hava kirliliği ise yalnızca kardiyovasküler ve solunum sistemlerini değil, nörolojik işlevleri de olumsuz etkilemektedir (Louis ve ark., 2023). Sonuç olarak, iklim değişikliği halk sağlığını çeşitli yollarla tehdit ederken, bu tehditlerin beyin sağlığı üzerindeki etkileri giderek daha fazla gündeme gelmektedir. Özellikle yaşlı bireyler ve çocuklar gibi savunmasız gruplarda sıcaklığa bağlı ölüm oranlarının arttığı bildirilmiştir (Yin ve ark., 2023). Örneğin, 65 yaş üstü bireylerde sıcaklığa bağlı ölüm oranı 1991–2000 yılları arasında %38 iken, 2013–2022 döneminde %85’e yükselmiştir (Romanello ve ark., 2023).
İklim değişikliğinden en fazla etkilenecek gruplar arasında nöropsikiyatrik bozukluklara sahip bireyler yer almakta olup, uyum kapasitelerinin sınırlılığı onları aşırı sıcaklık ve çevresel stresörlere karşı daha savunmasız kılmaktadır (Ingle ve Mikulewicz, 2020). Zor iklim koşullarına maruz kalan herkes aşırı sıcağın beyin sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini yaşayabilir. Ancak, kronik nörolojik veya psikiyatrik bozuklukları olan bireylerin, aşırı sıcaklıklar ve hava kirliliği gibi çevresel stresörlerin nörolojik etkilerinden ilk etapta etkilenme olasılıkları daha yüksektir (Louis ve ark., 2023). İklim kaygısı ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi iklim değişikliğine bağlı aşırı hava olaylarına maruziyet sonrasında ortaya çıkabilen psikolojik etkiler (Brandt ve ark., 2024), bu bireylerde var olan ruh sağlığı kırılganlıklarını daha da derinleştirebilir. Bu yazıda iklim değişikliğinin beyin sağlığı ve nöropsikiyatrik bozukluklar üzerindeki başlıca etkileri ve bu etkilerin altında yatan mekanizmalar ele alınacaktır.
İklim Değişikliğinin Beyin Sağlığı Üzerindeki Etkileri
İklim krizinin yaşam alanlarımızı ve beyin sağlığımızı etkilemesinin birçok yolu vardır. Yüksek sıcaklıklar, hava kirliliği, yetersiz beslenme ve iklim kaynaklı stres faktörleri, beyin sağlığını doğrudan ya da dolaylı biçimde tehdit etmektedir.
Aşırı sıcaklıklar yalnızca insan ve hayvan ölümlerini arttırmakla kalmaz; bilişsel performans ve öğrenme yetisinin zayıflaması, öz denetim becerilerinin bozulması ve suç oranları ile toplumsal çatışmaların artmasıyla ilişkilidir (Mora ve ark., 2017; Zuo ve ark., 2015). Artan sıcaklıkların uyku bozukluklarını kötüleştirerek bilişsel işlevler ve davranış üzerinde bozucu etkiler yaratabileceği de gösterilmiştir (Zuo ve ark., 2015). Sinir sisteminde kan-beyin bariyerinin geçirgenliğindeki artış ve oksijen metabolizmasındaki bozulmalar, nörotoksinlerin (beyin ve sinir hücrelerine zarar veren zehirli maddeler) etkisini arttırabilir (Zammit ve ark., 2021). Ancak, bu biyolojik süreçlerin bilişsel sonuçlarına odaklanan çalışmalar hâlâ sınırlıdır.
İklim değişikliği hava kalitesini de kötüleştirmektedir. Ozon, ince partiküller ve alerjenlere maruziyet artarken, orman yangınlarının sıklığı ve şiddeti de yükselmektedir. Hava kirliliğinin beyin gelişimi ve bilişsel işlevler üzerinde olumsuz etkileri olduğu; prenatal dönemde hava kirliliğine maruz kalmanın, beyin hacmini azaltarak gençlerde bilgi işleme hızında azalma ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu belirtileriyle ilişkili olduğu gösterilmiştir (Peterson ve ark., 2015). İnce partikül maddelere uzun süre maruziyetin ise bilişsel performansın düşmesi ve demans ve Alzheimer hastalığı riskinin artmasıyla bağlantılı olduğu bildirilmiştir (Tsai ve ark., 2019). Ayrıca, iklim değişikliğinin farklı etkileri birbirini şiddetlendirebilir. Örneğin, aşırı sıcaklar hem kan-beyin bariyerini zayıflatır hem de hava kirliliğiyle birleşerek sinir sistemi üzerindeki zararı arttırır (Mora ve ark., 2017). Dolayısıyla, kötü hava kalitesiyle ilgili sağlık sorunlarının sıcak iklimlere sahip ülkelerde daha şiddetli olması beklenir.
İklim değişikliğinin psikolojik boyutu da giderek belirginleşmektedir. Doğa kaynaklı tehlikeler, aşırı hava olayları, zorunlu göçler, kaynak kıtlığı ve artan çatışmalar, toplumsal kaygı ve stres düzeylerini yükselterek ruh sağlığı üzerinde kalıcı etkiler bırakmaktadır (Clayton, 2020). Doğa kaynaklı afetlere (tsunami, sel, deprem vb.) maruz kalan bireylerde, depresyon, anksiyete ve TSSB gibi psikiyatrik bozuklukların gelişme olasılığı artmaktadır (Beaglehole ve ark., 2018). Özellikle gençler arasında yaygınlaşan “iklim kaygısı,” geleceğe dair sürekli bir belirsizlik ve tehdit algısı yaratmaktadır. Klinik çalışmalar, ergenlik döneminde kronik strese maruz kalmanın beyinde kalıcı yapısal değişikliklere yol açarak ilerleyen yaşlarda psikopatoloji riskini arttırabileceğini göstermektedir (Burke ve ark., 2018). Çevresel bir stresör olarak iklim değişikliği gerçek bir tehdittir ve kaygı uyandırması doğaldır (Clayton, 2020). İklim kaygısının diğer kaygı türlerinden farklı bir yapıya sahip olması, beyin üzerindeki etkilerinin de özgün olabileceğini düşündürmekle birlikte, bu konuda araştırmalar henüz sınırlıdır.
İklim değişikliğinin halk sağlığı üzerindeki etkileri yeni yeni anlaşılmaya başlanmışken (Ingle ve Mikulewicz, 2020), nörolojik hastalığı olan bireyler üzerindeki sonuçlarına dair çalışmalar hâlâ sınırlıdır. Oysa iklim değişikliği beyin sağlığını yalnızca sıcaklık artışı ve ekosistem çöküşüyle değil; hava kirliliği, gıda güvensizliği, enfeksiyon modellerindeki değişim, nörogelişimsel sorunlar ve ruh sağlığı üzerindeki etkiler yoluyla da tehdit etmektedir (Louis ve ark., 2023).
Normal koşullarda insanlar, protein yapılarının ve işlevlerinin korunması için vücut sıcaklıklarını dar bir aralıkta tutarlar. Termoregülasyon, nöral kontrol altında işleyen karmaşık bir süreçtir (Cramer ve ark., 2022; Sisodiya, 2023a; 2023b; 2024). Beyinde sıcaklığa duyarlı nöronlar bulunur; limbik sistem ve anterior hipotalamus, omurilik üzerinden bu sıcaklık dedektörlerinden gelen duyusal girdileri alır. Gerektiğinde titreme, vazodilatasyon veya terleme gibi otonom tepkilerle vücut ısısı düzenlenir; deri refleksleri de bu sürece katkı sağlar. Sıcak hava dalgaları sırasında bireylerin çevresel koşulları fark ederek uyumlu davranışlar geliştirmesi gerekir. Daha serin ortamlara geçmek, su tüketimini arttırmak ya da giysi katmanlarını azaltmak bu stratejiler arasındadır. Ancak bu davranışlar, yalnızca terleme gibi içsel termoregülasyon mekanizmalarının işlevsel olduğu koşullarda etkilidir. Bu mekanizmaların bozulması, vücut sıcaklığının hızla yükselmesine, beyin fonksiyonlarının tehlikeye girmesine ve nihayetinde sıcak kaynaklı ölümlere yol açabilir (Gauer ve Meyers, 2019).
Nöral yapılar termoregülasyonun merkezinde olduğundan, nörolojik hastalıklar bu kapasiteyi zayıflatabilir ve sıcak hava dalgaları gibi çevresel stresörlere karşı kırılganlığı arttırabilir (Sisodiya, 2023a; 2023b; 2024). Yüksek sıcaklıkların demans, multipl skleroz (MS) ve migren gibi hastalıklarda belirtileri kötüleştirdiği; antipsikotik, antikolinerjik, bazı antiepileptik ilaçlar ve diüretiklerin de termoregülasyon kapasitesini doğrudan ya da dolaylı biçimde azaltabileceği bildirilmiştir (Sisodiya, 2024).
İnsanların yüksek ya da düşük sıcaklıklarla başa çıkmak için belirli davranışsal ve fizyolojik tepkiler vermeleri gerekir. Bunlar arasında giysi katmanlarının arttırılması veya azaltılması, daha uygun sıcaklığa sahip ortamlara geçiş, dışsal sıcaklık düzenleyici sistemlerin kullanımı ve vücutta soğutma sağlayan terleme veya titreme gibi mekanizmalar yer alır (Cramer ve ark., 2022). Yüksek nem, buharlaşma yoluyla ısı kaybını zorlaştırarak yüksek sıcaklığın fizyolojik stresini arttırır. Beyin işlevlerindeki bozulma, sıcaklık gibi çevresel stresörlere karşı davranışsal ve fizyolojik tepkilerin yetersiz kalmasına yol açarak hasarı ağırlaştırabilir. Nörolojik hastalıklarda, termoregülasyon bozukluğu olmasa bile bu süreçlerden biri tehlikeye girebilir. Örneğin, bazı nörolojik hastalıklar aşırı sıcaklıkları algılama ve buna yönelik davranışsal yanıtları organize etme becerisini bozabilir; bu durumda bireyler paradoksal biçimde sıcak ortamlarda kalmayı sürdürebilir. Bilişsel bozukluğu olan bireyler, gerekli davranışsal önlemleri alamayabilir ya da bu ihtiyaçlarını ifade edemeyebilirler. MS hastalarında sıcağa bağlı güçsüzlük, daha serin bir ortama geçmeyi zorlaştırabilir. Ekonomik zorluklar ve hastalıkların yarattığı gelir kayıpları, bireylerin iklim koşullarına uyum için gerekli önlemleri alma imkânını kısıtlayabilir. Ayrıca, aşırı sıcaklıklar ya da sel gibi iklim kaynaklı felaketler, ilaç tedarik zincirlerini ve sağlık hizmetlerine erişimi de kesintiye uğratabilir.
İklim Değişikliğinin Nöropsikiyatrik Bozukluklar Üzerindeki Etkileri
İklim değişikliğinin nörolojik hastalıklar üzerinde çok yönlü etkilerinin olabileceği değerlendirilmektedir. Bu alanda yapılan çalışmalar özellikle inme, MS, Alzheimer hastalığı ve diğer demanslar, migren ile menenjit ve ensefalit üzerine yoğunlaşmaktadır (Louis ve ark., 2023; Sisodiya, 2023a; Sisodiya ve ark., 2024; Yin ve ark., 2023). İzleyen alt bölümlerde, iklim değişikliğinin bu nörolojik hastalıklarla ilişkisine dair temel bulgular özetlenecektir.
İnme
İnme, dünya çapında başlıca ölüm ve engellilik nedenlerinden biridir (GBD 2016 Neurology Collaborators, 2019). Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde inmeye bağlı engellilik yükünün artması ve yaşlı bireyler üzerindeki orantısız etkisi göz önüne alındığında, iklim değişikliğinin inme üzerindeki etkisi önemlidir. Yaşlı bireyler, sıcaklık algılarındaki bozulma, termoregülasyon sorunları, komorbiditeler veya ilaç kullanımı nedeniyle sıcaklık değişikliklerine karşı daha duyarlıdır.
İklim değişikliğinin inme insidansını (bir toplumda belirli bir süre içinde ortaya çıkan yeni inme vakalarının sıklığını) veya sonuçlarını etkileyebileceği gösterilmiştir, ancak veriler çelişkilidir (Sisodiya ve ark., 2024). Bazı çalışmalar yüksek sıcaklıkların ve aşırı nemin iskemik inme insidansını (damar tıkanıklığına bağlı gelişen yeni inme vakalarının görülme sıklığını) arttırdığını, diğerleri ise düşük sıcaklık dönemlerinde inme başvurularının yükseldiğini bildirmektedir. Bununla birlikte, inme vakaları ile mortalite ve engellilik oranlarındaki artışın genellikle yüksek ortam sıcaklıkları ve sıcak hava dalgalarıyla ilişkili olduğu, soğuk hava dönemlerinde ise inme insidansının ve intraserebral kanama riskinin arttığı belirtilmektedir (Bo ve ark., 2023; Sisodiya ve ark., 2024). İnme heterojen bir hastalıktır ve alanyazındaki çelişkili bulgular inmenin alt tip ayrımı yapılmadan incelenmesine bağlı olabilir. Mekanizmalar tam olarak aydınlatılmamış olsa da, aşırı sıcaklık ve yüksek nem koşullarında dehidrasyon iskemik inme riskini arttırabilir; düşük sıcaklıklar ve yüksek barometrik basınç ise intraserebral kanama ile ilişkilendirilmiştir (Herweh ve ark., 2017). Bu nedenle, iklim değişikliğinin etkilerine yönelik müdahalelerin hem sıcak hem de soğuk aşırı uçları dikkate alması önerilmektedir (Sisodiya ve ark., 2024).
Multipl Skleroz
MS prevalansı (yaygınlığı) dünya çapında artmaktadır (Walton ve ark., 2020). Ilıman bölgelerde artan MS şiddeti ile daha yüksek enlemler arasında bir ilişki olduğu gözlenmiştir; bu durum, düşük UVB maruziyeti ve düşük D vitamini seviyelerinin hem duyarlılığı hem de hastalık şiddetini artırabilecek faktörler olmasından kaynaklanabilir (Vitkova ve ark., 2022). Ancak hastalık geliştikten sonra, daha sıcak çevre koşullarının MS belirtilerini kötüleştirdiği bildirilmektedir. Uhthoff fenomeni olarak bilinen bu durum, yalnızca 0,5°C’lik bir sıcaklık artışından sonra bile ortaya çıkabilir. Araştırmalar, MS’li bireylerin %80’e varan bir oranının ısıya karşı duyarlılık yaşadığını ve egzersiz veya artan çevre sıcaklıkları nedeniyle cilt ya da vücut ısısında artışla birlikte yorgunluk, motor fonksiyon bozukluğu, duyusal ve bilişsel belirtilerde geçici alevlenmeler yaşadığını ortaya koymaktadır (örn., Leavitt ve ark., 2012). Bu bulgular, MS’li bireylerde sıcaklık yönetiminin önemini vurgulamaktadır.
Demans
Dünya genelinde yaklaşık 55 milyon kişi demansla yaşamaktadır ve bu bireylerin %60’ından fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerde bulunmaktadır. Nüfusun yaşlanmasıyla birlikte, bu sayının 2050 yılına kadar yaklaşık 150 milyona ulaşması ve en yüksek artış oranlarının, iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ülkelerde görülmesi beklenmektedir (GBD 2019 Dementia Forecasting Collaborators, 2022). Demans hastaları, bilişsel bozukluklarının davranışlarını çevresel değişikliklere uyarlama yeteneklerini kısıtlaması nedeniyle, aşırı sıcaklıklar ve hava olayları nedeniyle oluşan zararlara karşı savunmasızdır. Risk farkındalığındaki azalma, yardım arama, sıcak havalarda yeterli su tüketimi veya giysi düzenlemesi gibi zararı azaltmaya yönelik davranışsal yanıtların azalmasıyla birleşmektedir. Bu kırılganlık, multimorbidite ve psikotropik ilaç kullanımı ile daha da şiddetlenmektedir (Gong ve ark., 2022).
Daha sıcak günler ve sıcak hava dalgaları, demansla ilişkili hastane başvurularında ve ölüm oranlarında artışla ilişkilendirilmiştir (Aydin-Ghormoz ve ark., 2022). İngiltere’de yapılan bir çalışmada, 17°C’nin üzerindeki her 1°C artışın Alzheimer hastalığıyla ilişkili hastane başvurularını %4,5 oranında arttırdığı bildirilmiştir (Gong ve ark., 2022). Yin ve arkadaşlarının (2023), Çin’de ülke çapında yaptıkları çalışmada yüksek ve düşük sıcaklıkların çeşitli nörodejeneratif hastalıklar üzerindeki etkilerini araştırılmış ve farklı iklim değişikliği senaryoları için potansiyel ölüm yükleri hesaplanmıştır. Hem düşük hem de yüksek sıcaklıkların artan nörodejeneratif hastalık ölüm riskleriyle bağlantılı olduğu bulunmuş; sıcağa bağlı nörodejeneratif hastalık ölümlerinin artacağı, soğuğa bağlı ölümlerin ise azalacağı öngörülmüştür (Yin ve ark., 2023). Bu sonuçlar, nörodejeneratif hastalıkların iklim değişikliği bağlamında halk sağlığı politikalarına entegre edilmesinin gerekliliğini göstermektedir.
Migren
Araştırmalar, sıcak havanın migren ataklarını tetiklediğine dair hasta bildirimlerini giderek daha fazla desteklemektedir. Ulusal bir acil servis çalışmasında, ortam sıcaklığındaki her 5°C'lik artış için migren başvuru riskinde %7,5’lik bir artış saptanmıştır (Yilmaz ve ark., 2015). Sıcaklık dalgalanmalarının da migrenin şiddeti, süresi ve sıklığı ile bağlantılı olduğu bulunmuştur (Akgün ve ark., 2021). Genel olarak, kötüleşen iklim koşullarının migren ataklarının sıklığını ve genel migren prevalansını arttırabileceği değerlendirilmektedir (Sisodiya ve ark., 2024). İklim değişikliğinin migren üzerindeki etkileri ile ilgili önemli iki çalışmanın Türkiye’de yapılmış olması, Akdeniz ülkelerinde iklim krizinin orantısız etkilerini vurgulaması bakımından dikkat çekicidir.
Menenjit ve Ensefalit
İklim değişikliği, sıcaklık, nem ve yağış değişkenleri yoluyla sivrisinekler ve keneler gibi hastalık taşıyıcı vektörlerin coğrafi dağılımını ve aktivitesini etkileyerek menenjit ve ensefalite yol açabilen enfeksiyonların yayılımını önemli ölçüde kolaylaştırabilir. Alanyazın, Dang humması, Zika virüsü, Batı Nil virüsü, Lyme hastalığı ve kene kaynaklı ensefalit gibi hastalıkların artış ve yayılma potansiyeline dikkat çekmektedir (Sisodiya ve ark., 2024). Bu hastalıklar beyni etkilediğinden, iklim değişikliği ile nörolojik hastalıklar arasında dolaylı bir bağlantı oluşturmaktadır. Ayrıca iklim değişikliğinin göç, kıtlık, savaşlar ve hızlı kentleşme gibi sosyo-demografik sonuçları, enfeksiyonların görülme sıklığını yükseltmekte ve bu etki, sanitasyon, temiz su, gıda ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan yetersizliklerle daha da şiddetlenmektedir. İklime duyarlı enfeksiyonların belirlenmesi, gelecekteki salgın ve pandemilerin etkilerini azaltmak açısından önemlidir.
Psikiyatrik Bozukluklar
İklim değişikliğinin ruh sağlığı üzerindeki etkileri, nörolojik hastalıklar kadar dikkat çekicidir. Psikiyatrik bozuklukların mevsimsel dalgalanmalar gösterdiği uzun zamandır bilinmektedir. Güncel çalışmalar, artan ortam sıcaklıklarının, günlük sıcaklık dalgalanmalarının ve aşırı sıcak ya da soğuk hava koşullarının birçok psikiyatrik bozukluk için insidansı, hastane başvurularını ve ölüm riskini arttırdığını göstermektedir (Aydin-Ghormoz ve ark., 2022; Basu ve ark., 2018; Bundo ve ark., 2021; Brandt ve ark., 2024). Kaliforniya'da yapılan bir çalışma, bir gün içinde hissedilen sıcaklıktaki 5,6°C’lik bir artışın, herhangi bir psikiyatrik bozukluk, kendine zarar verme, başka bir kişiye kasıtlı olarak zarar verme veya cinayet nedeniyle hastane ziyaretlerinde %4,8 ila %7,9 oranında artışla ilişkili olduğunu bulmuştur (Basu ve ark., 2018). Benzer şekilde, İsviçre'nin Bern kentinde, 1973 ile 2017 yılları arasında psikiyatrik bozukluklar nedeniyle yaklaşık 90,000 hastaneye yatış verileri analiz edilmiş ve günlük sıcaklıktaki her 10°C’lik artışın, hastane başvurularında %4’lük bir artışa yol açtığı bildirilmiştir; gelişimsel bozukluklar ve şizofreni hastaları için bu artış daha da yüksektir (Bundo ve ark., 2021).
İklim değişikliğinin şiddetlendirdiği fırtınalar, seller ve orman yangınları gibi aşırı hava olayları, akut ya da kronik psikiyatrik bozukluklara, özellikle anksiyete, TSSB, depresyon ve intihar düşüncelerine yol açabilir. Doğum öncesi bu tür çevresel stresörlere maruz kalmanın bile bireyleri olumsuz etkileyebileceği bildirilmektedir (Nomura ve ark., 2023). Bu olaylar, yerinden edilme, sosyal destek kaybı ve ekonomik zorluklar gibi dolaylı etkilerle de psikolojik yükü arttırabilir. Kentsel çevreler, kirlilik, yerel iklim koşulları, güneş ışığına maruz kalma süresindeki azalma ve nem gibi faktörler de iklim değişikliğinin zihinsel sağlık üzerindeki etkilerini ağırlaştırabilir.
Araştırmalar, şiddetli psikiyatrik bozukluğu olan bireylerde sıcaklıkla ilişkili ölümlerin, genel nüfusa kıyasla çok daha yüksek olduğunu vurgulamaktadır (Basu ve ark., 2018; Bundo ve ark., 2021). Bu durum, bu bireylerin iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerine karşı özellikle savunmasız olduklarını ve özel koruma gerektirdiğini göstermektedir. Bulgular, iklimle ilgili diğer birçok faktörün de psikiyatrik bozuklukların ortaya çıkışını ve seyrini etkileyebileceğini; bu nedenle daha kapsamlı araştırmalara, sağlık hizmetlerine daha fazla yatırım yapılmasına ve küresel düzeyde acil eyleme ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda, Amerikan Psikoloji Birliği’nin İklim Değişikliği Görev Gücü (APA Task Force on Climate Change, 2022), psikologların araştırma, klinik uygulama ve farkındalık alanlarında daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirtmektedir.
Sonuç ve Öneriler
İklim değişikliği, nörolojik hastalıkların gidişatını etkileyen bir çevresel etken olmanın ötesinde, halk sağlığı ve sosyal eşitsizlikler açısından da derin sonuçlar doğurmaktadır. Artan sıcaklıklar, hava kirliliği ve iklim kaynaklı stres, beyin işlevlerini doğrudan etkiler ve bu etkiler, çocuklar, yaşlılar, nöropsikiyatrik ya da kronik hastalıkları olanlar ve sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bireyler gibi savunmasız gruplar için daha belirgindir. Bu faktörler, yalnızca hastalık riskini arttırmakla kalmaz, aynı zamanda sağlık sistemlerinin kırılganlığını da açığa çıkarır. Bu nedenle, iklimin nörolojik hastalıklar üzerindeki etkilerini anlamak ve önleyici stratejiler geliştirmek artık yalnızca tıp ya da çevre politikalarının değil, bütüncül bir toplumsal dayanıklılık anlayışının konusudur. Sağlık çalışanlarının iklim farkındalığıyla eğitilmesi, nörolojik hastalıkların izlendiği merkezlerde çevresel risk göstergelerinin dikkate alınması, yerel yönetimlerin sıcaklık dalgaları sırasında risk gruplarına yönelik koruyucu önlemler planlaması ve kamuoyunun bilinçlendirilmesi, bu bütüncül yaklaşımın temelini oluşturur. İklim krizine verilecek yanıt, yalnızca karbon salımını azaltmakla değil, insan beynini ve ruhsal sağlığı koruyacak yaşam koşullarını yeniden tasarlamakla mümkündür.
Kaynaklar
Akgün, N., Acıman Demirel, E., Açıkgöz, M., Çelebi, U., Köktürk, F. ve Atasoy, H. T. (2021). The effect of weather variables on the severity, duration, and frequency of headache attacks in the cases of episodic migraine and episodic tension-type headache. Turkish Journal of Medical Sciences, 51(3), 1406–1412.
APA Task Force on Climate Change (2022). Addressing the climate crisis: An action plan for psychologists (summary). The American Psychologist, 77(7), 799–811.
Aydin-Ghormoz, H., Adeyeye, T., Muscatiello, N., Nayak, S., Savadatti, S. ve Insaf, T. Z. (2022). Identifying risk factors for hospitalization with behavioral health disorders and concurrent temperature-related illness in New York State. International Journal of Environmental Research and Public Health, 19(24), 16411.
Basu, R., Gavin, L., Pearson, D., Ebisu, K. ve Malig, B. (2018). Examining the association between apparent temperature and mental health-related emergency room visits in California. American Journal of Epidemiology, 187(4), 726–735.
Beaglehole, B., Mulder, R. T., Frampton, C. M., Boden, J. M., Newton-Howes, G. ve Bell, C. J. (2018). Psychological distress and psychiatric disorder after natural disasters: systematic review and meta-analysis. The British Journal of Psychiatry: The Journal of Mental Science, 213(6), 716–722.
Bo, Y., Zhu, Y., Lu, R., Chen, L., Wen, W., Jiang, B., Wang, X., Li, J., Chen, S. ve Qin, P. (2023). Burden of stroke attributable to high ambient temperature from 1990 to 2019: A global analysis. International Journal of Stroke,18(9), 1121–1131.
Brandt, L., Adorjan, K., Catthoor, K., Chkonia, E., Falkai, P., Fiorillo, A., Gondek, T. M., Le Vay, J. N., Rojnic, M., Meyer-Lindenberg, A., Heinz, A., Dom, G. ve Luykx, J. J. (2024). Climate change and mental health: Position paper of the European Psychiatric Association. European Psychiatry: The Journal of the Association of European Psychiatrists, 67(1), e41.
Bundo, M., de Schrijver, E., Federspiel, A., Toreti, A., Xoplaki, E., Luterbacher, J., Franco, O. H., Müller, T. ve Vicedo-Cabrera, A. M. (2021). Ambient temperature and mental health hospitalizations in Bern, Switzerland: A 45-year time-series study. PloS One, 16(10), e0258302.
Burke, S. E. L., Sanson, A. V. ve Van Hoorn, J. (2018). The psychological effects of climate change on children. Current Psychiatry Reports, 20(5), 35.
Clayton, S. (2020). Climate anxiety: Psychological responses to climate change. Journal of Anxiety Disorders, 74, 102263.
Copernicus. (2025). Surface air temperature for August 2025. Copernicus.eu. https://climate.copernicus.eu/surface-air-temperature-august-2025
Cramer, M. N., Gagnon, D., Laitano, O. ve Crandall, C. G. (2022). Human temperature regulation under heat stress in health, disease, and injury. Physiological Reviews, 102(4), 1907–1989.
Emek Savaş, D. D. (2025). İklim krizi ve beyin sağlığı: Nörolojik hastalıklar, sinirbilim araştırmaları ve çevresel etkiler. G. Kıral Uçar (Ed.), Psikoloji ve iklim değişikliği: Çözüme katkılar ve yeni kavramlar içinde (ss. 137–162). Nobel Yayınevi.
Gauer, R. ve Meyers, B. K. (2019). Heat-Related Illnesses. American Family Physician, 99(8), 482–489.
GBD 2016 Neurology Collaborators (2019). Global, regional, and national burden of neurological disorders, 1990-2016: a systematic analysis for the Global Burden of Disease Study 2016. The Lancet. Neurology, 18(5), 459–480.
GBD 2019 Dementia Forecasting Collaborators (2022). Estimation of the global prevalence of dementia in 2019 and forecasted prevalence in 2050: An analysis for the Global Burden of Disease Study 2019. The Lancet. Public Health, 7(2), e105–e125.
Gong, J., Part, C. ve Hajat, S. (2022). Current and future burdens of heat-related dementia hospital admissions in England. Environment International, 159, 107027.
Herweh, C., Nordlohne, S., Sykora, M., Uhlmann, L., Bendszus, M. ve Steiner, T. (2017). Climatic and seasonal circumstances of hypertensive intracerebral hemorrhage in a worldwide cohort. Stroke, 48(12), 3384–3386.
Ingle, H. E. ve Mikulewicz, M. (2020). Mental health and climate change: Tackling invisible injustice. The Lancet. Planetary Health, 4(4), e128–e130.
IPCC. (2023). Climate Change 2023: Synthesis report. Contribution of working groups I, II and III to the sixth assessment report of the intergovernmental panel on climate change. Intergovernmental Panel on Climate Change.
Leavitt, V. M., Sumowski, J. F., Chiaravalloti, N. ve Deluca, J. (2012). Warmer outdoor temperature is associated with worse cognitive status in multiple sclerosis. Neurology, 78(13), 964–968.
Louis, S., Carlson, A. K., Suresh, A., Rim, J., Mays, M., Ontaneda, D. ve Dhawan, A. (2023). Impacts of climate change and air pollution on neurologic health, disease, and practice: A Scoping Review. Neurology, 100(10), 474–483.
Mora, C., Counsell, C. W. W., Bielecki, C. R. ve Louis, L. V. (2017). Twenty-seven ways a heat wave can kill you: Deadly heat in the era of climate change. Circulation: Cardiovascular Quality and Outcomes, 10(11), e004233.
Nomura, Y., Newcorn, J. H., Ginalis, C., Heitz, C., Zaki, J., Khan, F., Nasrin, M., Sie, K., DeIngeniis, D. ve Hurd, Y. L. (2023). Prenatal exposure to a natural disaster and early development of psychiatric disorders during the preschool years: stress in pregnancy study. Journal of Child Psychology and Psychiatry, and Allied Disciplines, 64(7), 1080–1091.
Peterson, B. S., Rauh, V. A., Bansal, R., Hao, X., Toth, Z., Nati, G., Walsh, K., Miller, R. L., Arias, F., Semanek, D. ve Perera, F. (2015). Effects of prenatal exposure to air pollutants (polycyclic aromatic hydrocarbons) on the development of brain white matter, cognition, and behavior in later childhood. JAMA Psychiatry, 72(6), 531–540.
Romanello, M., Napoli, C. D., Green, C., Kennard, H., Lampard, P., Scamman, D., Walawender, M., Ali, Z., Ameli, N., Ayeb-Karlsson, S., Beggs, P. J., Belesova, K., Berrang Ford, L., Bowen, K., Cai, W., Callaghan, M., Campbell-Lendrum, D., Chambers, J., Cross, T. J., van Daalen, K. R., … Costello, A. (2023). The 2023 report of the Lancet Countdown on health and climate change: The imperative for a health-centred response in a world facing irreversible harms. Lancet (London, England), 402(10419), 2346–2394.
Sisodiya S. M. (2023a). Climate change and neurology: Time to talk and to act. The Lancet. Neurology, 22(8), 656–657.
Sisodiya S. M. (2023b). Climate change and the brain. Brain: A Journal of Neurology, 146(5), 1731–1733.
Sisodiya S. M. (2024). Hot brain: practical climate change advice for neurologists. Practical Neurology, 24(1), 28–36.
Sisodiya, S. M., Gulcebi, M. I., Fortunato, F., Mills, J. D., Haynes, E., Bramon, E., Chadwick, P., Ciccarelli, O., David, A. S., De Meyer, K., Fox, N. C., Davan Wetton, J., Koltzenburg, M., Kullmann, D. M., Kurian, M. A., Manji, H., Maslin, M. A., Matharu, M., Montgomery, H., Romanello, M., … Hanna, M. G. (2024). Climate change and disorders of the nervous system. The Lancet. Neurology, 23(6), 636–648.
Tsai, T. L., Lin, Y. T., Hwang, B. F., Nakayama, S. F., Tsai, C. H., Sun, X. L., Ma, C. ve Jung, C. R. (2019). Fine particulate matter is a potential determinant of Alzheimer's disease: A systemic review and meta-analysis. Environmental Research, 177, 108638.
Vitkova, M., Diouf, I., Malpas, C., Horakova, D., Kubala Havrdova, E., Patti, F., Ozakbas, S., Izquierdo, G., Eichau, S., Shaygannejad, V., Onofrj, M., Lugaresi, A., Alroughani, R., Prat, A., Larochelle, C., Girard, M., Duquette, P., Terzi, M., Boz, C., Grand'Maison, F. … MSBase Study Group (2022). Association of latitude and exposure to ultraviolet B radiation with severity of multiple sclerosis: An international registry study. Neurology, 98(24), e2401–e2412.
Walton, C., King, R., Rechtman, L., Kaye, W., Leray, E., Marrie, R. A., Robertson, N., La Rocca, N., Uitdehaag, B., van der Mei, I., Wallin, M., Helme, A., Angood Napier, C., Rijke, N. ve Baneke, P. (2020). Rising prevalence of multiple sclerosis worldwide: Insights from the Atlas of MS (3. Baskı). Multiple sclerosis (Houndmills, Basingstoke, İngiltere), 26(14), 1816–1821.
Yilmaz, M., Gurger, M., Atescelik, M., Yildiz, M. ve Gurbuz, S. (2015). Meteorologic parameters and migraine headache: ED study. The American Journal of Emergency Medicine, 33(3), 409–413.
Yin, P., Gao, Y., Chen, R., Liu, W., He, C., Hao, J., Zhou, M. ve Kan, H. (2023). Temperature-related death burden of various neurodegenerative diseases under climate warming: A nationwide modelling study. Nature Communications, 14(1), 8236.
Zammit, C., Torzhenskaya, N., Ozarkar, P. D. ve Calleja Agius, J. (2021). Neurological disorders vis-à-vis climate change. Early Human Development, 155, 105217.
Zuo, J., Pullen, S., Palmer, J., Bennetts, H., Chileshe, N. ve Ma, T. (2015). Impacts of heat waves and corresponding measures: A review. Journal of Cleaner Production, 92, 1-12.
Not: Bu yazı, yazarın aynı temaya ilişkin önceki bir kitap bölümündeki (Emek Savaş, 2025) tartışmalardan yola çıkarak, iklim değişikliğinin beyin sağlığı ve nöropsikiyatrik bozukluklar üzerindeki etkilerine odaklanmaktadır.