İnsan Evriminde Et Tüketiminin Önemi


Sedef Erkunt-Alak*
Cemal Ün**

Etin Besin İçeriği

Et, sağlıklı bir insanın büyümesi ve gelişimi için gerekli olan, besin içeriği bakımından zengin bir gıda kaynağıdır (Higgs, 2000). Günümüzde et tüketimi diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve kanser gibi bir dizi hastalıkla ilişkilendirilse de zengin besin içeriği nedeniyle et sadece uygun büyüme, gelişme ve sağlığın korunmasında değil, aynı zamanda insan evriminde de önemli bir role sahiptir. Et tüketiminin vücut büyüklüğü, kafa-diş ve bağırsaktaki morfolojik değişiklikler, insanın dik duruşu ve belki en önemlisi, beyin ve entelektüel gelişim üzerine etkisi olduğuna dair kanıtlar bulunmaktadır (Pereira ve Vicente, 2013).

İlk hominid (insansı) türlerinin beslenmesi, temel olarak bazı hayvansal gıdalarla takviye edilmiş bitkilere (meyveler, tohumlar, çimenler ve yumrular) dayanmaktaydı. Paleontolojik ve arkeolojik araştırmaların sonuçları, daha büyük miktarlarda hayvan proteinlerinin beslenmeye dâhil edilmesinin en erken homo (insan) ile başladığı teorisini desteklemiştir. Homo habilis’in eti birincil olarak çöpçülükten ve daha küçük bir kısmını avlanarak elde ettiği, Homo erectus’un ise hayvansal proteinler elde etmek için avlanmayı baskın yöntem olarak kullandığı ve bunun insan evriminde büyük bir adaptif değişim olduğu bildirilmiştir (Leonard ve ark., 2007).

Et Tüketiminin Vücut Boyutuna ve Bipedalizme Etkisi

Et tüketimi ve avlanma, insanlarda vücut boyutunun artmasına neden olmuştur. Erkeklerin ortalama vücut kütlesi Homo habilis’te 37 kg iken Homo erectus’da 66 kg’a çıkmış, kadınların vücut kütlesi ise Homo erectus’da, Homo habilis’e göre %53 artarak 32 kg’dan 56 kg’a çıkmıştır. Boy erkeklerde 131 cm’den 180 cm’ye çıkarak %33 artış gösterirken, kadınlarda 100 cm’den 160 cm’ye %37 oranında artış göstermiştir (McHenry ve Coffing, 2000).

İnsanları diğer maymunlardan ayıran bipedalizm (iki ayaklılık), yaklaşık dört milyon yıl önce Afrika’da yaşamış olan Australopithecus insan türünde ortaya çıkmıştır (Leonard, 2002). Bazı araştırmalara göre A. afarensi’te “postüral” bipedalizm bulunmuş ancak lokomotor bipedalizm 1.9 ile 1.5 milyon yıl önce Homo ergaster’ın ortaya çıkışına kadar görülmemiştir. Afrika’daki iklim değişiklikleri nedeniyle yiyecek kaynaklarının düzensiz bir şekilde dağıldığı, daha açık habitatların insanları yiyecek bulmak için hareket etmeye zorladığı ve Homo ergaste’deki bipedalizmin bu şekilde ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu durum nedeniyle bipedalizm, insan beslenme evrimindeki ilk stratejilerden biri olarak kabul edilmektedir (Wang ve Crompton, 2004).

Et Tüketimi ve Sindirim Sistemi İlişkisi

Etin beslenmede yaygınlaşmasıyla birlikte sindirim sisteminde de değişiklikler gerçekleşmiştir. Homo cinsinin erken türlerinde azı dişlerinin yüzey alanında azalma kaydedilmiştir. Postkaninlerin diş yüzey alanı ise Homo habilis’te 478 mm2 iken erken Homo erectus’da 377 mm2’ye düşmüştür. Beslenme evriminin etkisiyle ortaya çıkan azı dişlerinin boyutundaki azalma ve ön dişlerin güçlenmesi, et parçalama ve çiğnemeyi sağlamış; bağırsak morfolojisindeki değişiklikler yüksek kaliteli diyetin etkisini göstermiştir (Speth, 1989). Genel olarak büyük primatlar, bitki liflerinden mayalanma işlemiyle elde edilen uçucu yağ asitleri biçiminde bir ek enerjinin çıkarılması için gerekli olan genişlemiş bir kolona sahiptirler. Diğer taraftan, insanlarda küçük bir kalın bağırsak ve genişlemiş ince bağırsak bulunmaktadır. Bağırsak morfolojisindeki bu farklılıklar, insan beslenmesinde kolay sindirilen hayvan proteinlerine adaptasyonun bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır (Mann, 2007).

Beyin Hacmi ve Dil Gelişimi

Artan vücut boyutuyla birlikte beyin hacmi de artış göstermiştir. Beyin hacmi en eski Australopithecinlerde 400 cm3 iken modern insanlarda 1300-1400 cm3’e kadar yükselmiştir. (Leonard ve ark., 2007). Karmaşık yiyecek arama davranışı ve araçların kullanımı için daha büyük beyinlere ihtiyaç olduğu bilinmektedir (Leroy ve Praet, 2015). A. garhi’nin ilk taş alet kullanıcısı olduğuna ve A. africanus’un Oldowan aletleri yaptığına dair bazı belirtiler bulunmuştur ancak Homo erectus’un taş aletler kullandığına dair şüphe yoktur (Plummer, 2004). Oldowan endüstri araçlarının geliştirilmesi, başarılı avlanma, karkasların daha kolay işlenmesi ve et, kemik iliği ve beyne erişimin artmasını sağlamıştır.

Dil gelişiminde bir dönüm noktası olan pandomim ve seslendirmeye yol açan avcılık (Leroy ve Praet, 2015) ve arkeolojik bulgular ile ortaya çıkan et paylaşımındaki iş birliği, sosyogenezin ilk adımlarından kabul edilmiştir. Bunun yanı sıra sanatın kökenlerinin avlanma ritüelleri ile bağlantılı olduğu ve yaban öküzü gibi av olarak avlanan hayvanların, Üst Paleolitik’te hayvan sanatının bilinen ilk nesneleri olduğu bildirilmiştir. Avlanma ve hayvan kurban etme ritüelleri daha sonra farklı dinler, mitler ve halk masallarının kültürel iskelesine güçlü bir şekilde yerleştirilmiştir (Baltic ve Boskovic, 2015; Leroy ve Praet, 2015).

Sonuç

Tüm bu veriler, et tüketiminin insanın biyolojik, psikolojik ve sosyolojik evrimindeki önemini ortaya koymaktadır. Günümüzde de etin doğru oranda diyete dâhil edilmesinin insan sağlığındaki olumlu etkileri yapılan çalışmalarla desteklenmektedir ancak bu olumlu etkilerin yanı sıra insan temelli besin üretiminin çevre ve insan sağlığı açısından olumsuz etkileri de göz ardı edilmemelidir (IPCC, 2019). İklim krizinin önemli bir etkeni olan endüstriyel hayvancılığın, ormanlık alanların katledilmesinde, başka canlıların yaşam alanlarının ortadan kaldırılmasında, yaban hayvanları kaynaklı hastalıkların artmasında ve su kaynaklarının kirlenmesinde olumsuz etkileri bulunmaktadır (Allen ve Hof, 2019). Bu nedenle insanlar, hayvanlar ve çevre açısından optimal bir sağlık seviyesi oluşturabilmek adına, tek sağlık (one health) bakış açısıyla et üretiminin doğru politikalarla şekillendirilmesi ve et tüketiminin insan sağlığına zarar vermeyecek oranlarda tutulması oldukça önemli olacaktır.

Kaynaklar

Allen, A. M. ve Hof, A. R. (2019). Paying the price for the meat we eat. Environmental Science & Policy, 97, 90-94.

Baltic, M. Z. ve Boskovic, M. (2015). When man met meat: Meat in human nutrition from ancient times till today. Procedia Food Science, 5, 6-9.

Higgs, J. D. (2000). The changing nature of red meat: 20 years of improving nutritional quality. Trends in Food Science & Technology, 11(3), 85-95.

IPCC. (2019). Climate change and land: An IPCC special report on climate change, desertification, land degradation, sustainable land management, food security, and greenhouse gas fluxes in terrestrial ecosystems. P. R. Shukla, J. Skea, E. Calvo Buendia, V. Masson-Delmotte, H.-O. Pörtner, D. C. Roberts, P. Zhai, R. Slade, S. Connors, R. Diemen, M. Ferrat, E. Haughey, S. Luz, S. Neogi, M. Pathak, J. Petzold, J. Portugal Pereira, P. Vyas, E. Huntley, K. Kissick, M. Belkacemi ve J. Malley (Ed.), Intergovernmental Panel on Climate Change.

Leonard W. R. (2002). Food for thought. Dietary change was a driving force in human evolution. Scientific American, 287(6), 106-115.

Leonard, W. R., Snodgrass, J. J. ve Robertson, M. L. (2007). Effects of brain evolution on human nutrition and metabolism. Annual Review of Nutrition, 27(1), 311-327.

Leroy, F. ve Praet, I. (2015). Meat traditions. The co-evolution of humans and meat. Appetite, 90, 200-211.

Mann, N. (2007). Meat in the human diet: An anthropological perspective. Nutrition & Dietetics, 64, 102-107.

McHenry, H. M. ve Coffing, K. (2000). Australopithecus to Homo: Transformations in body and mind. Annual Review of Anthropology, 29 125-146.

Pereira, P. M. D. C. C. ve Vicente, A. F. D. R. B. (2013). Meat nutritional composition and nutritive role in the human diet. Meat Science, 93(3), 586-592.

Plummer, T. (2004). Flaked stones and old bones: Biological and cultural evolution at the dawn of technology. American Journal of Physical Anthropology, 125(39), 118-164.

Speth, J. D. (1989). Early hominid hunting and scavenging: The role of meat as an energy source. Journal of Human Evolution, 18(4), 329-343.

Wang, W. J. ve Crompton, R. H. (2004). The role of load‐carrying in the evolution of modern body proportions. Journal of Anatomy, 204(5), 417-430.


* Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı, Moleküler Biyolog, Dr.

** Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı, Genom Bilimci, Prof. Dr.