Sosyal Medya Kullanıcılarının Eve Atfettiği Anlamlar: Ekşi Sözlük Örneği
Erkin Sarı
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Psikoloji Bölümü, Araş. Gör.
Bengi Öner Özkan
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Psikoloji Bölümü, Prof. Dr.
İnsanlık tarihinin başlangıcından bu yana bireyler barınmak ve kendilerini dış dünyanın olumsuz etkilerinden korumak için çeşitli mekânları kullanmışlardır. Zaman içinde bu mekânlar dönüşüme uğramış, başlangıçta insanlar mağara gibi yerleri barınmak için seçerken, daha sonra yaşayış şekillerinden, yaşanılan bölgenin coğrafi özelliklerinden ve sosyo-ekonomik durumlarından hareketle farklı mekânları kendilerine ev bellemişlerdir. Bu süreçte temelde bireylerin barınma ve korunma ihtiyacını karşılasa da ev salt fiziksel bir alandan öte sakinleri tarafından çeşitli anlamlar atfedilen ve farklı ihtiyaçları (örn., mahremiyet, sosyal statü, iyilik hâli, güvenlik) karşılayan sosyal bir mekândır (Dupuis ve Thorns, 1998; Sixsmith, 1986).
“Ev nedir?” sorusunu sorduğumuzda gelen yanıtlar günümüzün çoğunu geçirdiğimiz ve yaşadığımız dört duvarla sınırlı olmayacak, bu soruyu cevaplayanlar evin içerisinde ve dışarısındayken hissettiklerine, evin içindeki davranışlarına, evi nasıl kişiselleştirdiklerine ve evin içerisindeyken yaşadıkları olumlu veya olumsuz deneyimlerine atıfta bulunacaklardır. Cooper’a (1974, 2014) göre, ev bireyin benliğinin bir sembolüdür. Porteous (1976, s. 384) da evin “kişinin kendisini nasıl gördüğünü, nasıl görmeyi arzu ettiğini ve başkalarının onu nasıl görmesini istediğini yansıttığını” ifade etmiştir.
Després’in (1991) 1974-1986 yılları arasında yayınlanan altı çalışmadan hareketle yaptığı bir gözden geçirme çalışmasında eve ilişkin anlamların 10 başlık altında toplanabileceği belirtilmiştir. Bu çalışmada bireylerin yaşam çevrelerinin;
- fiziksel güvenlik hissi sağlayan olarak ev,
- bireyin fikirlerinin ve değerlerinin yansıması olarak ev,
- kontrol edilen ve düzenlenen olarak ev,
- devamlılık ve süreklilik olarak ev,
- kişinin önemsediği insanlarla (örn., aile ve arkadaşlar) olan ilişkisini güçlendiren ve güvence altına alan yer olarak ev,
- aktivite merkezi olarak ev,
- dış dünyanın tehlikelerine karşı sığınak olarak ev,
- statü sembolü olarak ev,
- fiziksel bir yapı olarak ev,
- kendine ait bir yer olarak ev olarak kavramsallaştırıldığı görülmüştür.
Elbette bu anlamlar ve deneyimler cinsiyet, yaş, deneyimlenen kişisel ve sosyal değişimler (örn., göç, yerinden edilme) gibi değişkenlere göre farklılık gösterebilmektedir. Schiavo’nun (1987) 8-18 yaş arası 59 çocuk ve ergenle yaptığı çalışmada katılımcılara ev içinde kendileri için özel anlamı olan bir yerin olup olmadığı sorulmuş, katılımcıların %64’ü yatak odalarının kendileri için özel bir anlam ifade ettiğini belirtmişlerdir. Yazara göre, bu durum çocuk ve ergenlerin odalarını çeşitli amaçlar (örn., aile üyeleri, arkadaşlar ve evcil hayvanlarla vakit geçirme, kendiyle kalma) için sıklıkla kullanmasının yanı sıra bu oda üzerindeki kontrol hissinin evdeki diğer mekânlara göre daha yüksek olmasıyla da ilişkilidir.
Çeşitli ülkelerde yaş almış bireylerle yapılan çalışmalarda ise ev güvenlik, aile fertleriyle (örn., çocuklar, torunlar) ilişkinin devamlılığı, özgürlük, rahatlık ve aşinalık gibi kavramlarla ilişkilendirilmiştir (Dahlin Ivanoff ve ark., 2007; Dupuis ve Thorns, 1996; İmamoğlu ve İmamoğlu, 1992; Schiavo, 1987; Shenk ve ark., 2004; Wiles ve ark., 2009). Örneğin Dahlin Ivanoff ve arkadaşlarının (2007) İsveç’te 80-89 yaşları arasındaki bireylerle yaptığı çalışmada tanıdık bir mahallede yaşamanın, yaşanılan evin bireylerin ihtiyacına göre tasarlanmasının (örn., asansörlü bir bina, yükseltilmiş tuvalet oturakları) ve eski günlere dair hatıraların bireylere güvenlik hissi verdiği ifade edilmiştir.
Ev çoğunlukla olumlu duygu ve deneyimlerle ilişkilendirilir; fakat bunun tersi de mümkündür (Manzo, 2003). Özellikle feminist literatürde evin kadınlar için daha olumsuz çağrışımları olabileceğinin üzerinde durulmuştur. Shaw’un (1988) 60 evli çiftle yaptığı çalışma ev işinin erkekler için boş zaman aktivitesi, kadınlar için ise iş olarak görüldüğünü göstermektedir. Üstelik bu durum çalışan ya da çalışmayan kadınlar için pek bir farklılık arz etmemektedir. Ahrentzen (1992, s. 113) ise, kadınlar için “evin dış dünyanın tehlikeleri karşısında bir sığınak olarak değil, bir şiddet mekânı” olarak algılanabildiğini ifade etmektedir.
Sixsmith (1986) tarafından eve atfedilen anlamları anlayabilmek adına yapılan çalışmaya yaşları 22 ile 29 arasında değişen ve 14’ü kadın 8’i erkek olan 22 yüksek lisans ve doktora öğrencisi katılmıştır. Yapılan nicel ve nitel analizlerin sonucunda eve atfedilen 20 anlam ortaya çıkarılmış ve bu anlamlar kişisel, sosyal, fiziksel olmak üzere üç alt boyutta değerlendirilmiştir. Bu 20 anlam orijinal çalışmadaki kullanım sıklıklarına göre şu şekilde ifade edilebilir:
Sevindirici ve mutluluk verici olayları deneyimleme ve genel mutluluk duyguları “Mutluluk;” konfor, rahatlık, huzur, tanınırlık, güven gibi eve ilişkin aidiyeti gösteren kavramlar “Aidiyet;” eve sahip olmanın ve/veya evin geçimini sağlamanın getirmiş olduğu sorumluluk duygusu “Sorumluluk;” kişiye özgü davranış ve bulunulan yeri kişiye göre değiştirebilme “Kendini İfade Etme;” kişinin bağımsız bir şekilde yaşamayı öğrendiği ve onu şekillendiren deneyimler “Önemli Deneyimler;” evin devamlılığı “Devamlılık-Süreklilik;” bireyin ev içindeki mahremiyeti “Mahremiyet;” evin geçmişte, bugünde ve gelecekte de var olması “Zaman Perspektifi;” evde gerçekleşen birtakım spesifik olaylar “Anlamlı Yerler;” evi tanıma, eve ilişkin fiziksel ve sosyal bilgi sahibi olma “Bilgi;” eve dönüş arzusu “Geriye Dönüş İsteği;” evde diğer insanlarla nasıl ve ne şekilde ilişki içinde olunduğu “İlişkinin Türü;” ev ve ev çevresinde diğer insanlarla ilişkinin kalitesi “İlişkinin Niteliği;” ev ve ev çevresinde bireylerin arkadaşlarıyla ve yakınlarıyla geçirdiği zaman, ev içindeki etkinlikler “Arkadaşlar ve Etkinlikler;” sevginin olduğu yerin genellikle ev olması “Duygusal Çevre;” evin fiziksel özellikleri “Fiziksel Yapılar;” evin aydınlatma, ısınma gibi işlevleri “Evin Yaşayan(lar)a Sunduğu Teknik Özelliklerin Kapsamı;” evlerin tasarımı, mimari özellikleri “Mimari Stil;” çalışmanın evi tanımlayıcı bir özellik olması “Çalışma Ortamı;” ev merkezli sabit alan ve bu alana ilişkin deneyimler “Mekânsallık” temaları altında değerlendirilmiştir.
Eve Atfedilen Anlamları Araştırmak: Amaç ve Yöntem
Bu çalışmanın temel amacı Sixsmith’in (1986) evin anlamlarını araştırdığı çalışmasından hareketle sosyal medya kullanıcılarının eve atfettiği anlamları araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye’de en sık kullanılan sosyal sözlüklerden birisi olan Ekşi Sözlük’teki anonim girdiler (entryler) incelenmiştir. 5 Eylül 1999’dan 10 Nisan 2018’e kadar Ekşi Sözlük’teki “Ev” başlığı altındaki tüm anonim girdiler incelenmiş, araştırma bağlamına uymayan içerikler (ör., 2010 yılında vizyona giren “Ev” isimli sinema filmiyle ilişkili girdiler, fotoğrafçılıktaki “Exposure Value (EV)” ile ilişkili girdiler) analiz dışında tutmuştur. Bu inceleme sonucunda 155 girdi seçilmiş ve analiz edilmiştir. Katılımcılar sosyal medya platformunun getirdiği anonimlikten ötürü düşüncelerini açık bir şekilde ifade etmişlerdir; fakat bu anonimlik sosyo-demografik değişkenlere göre analiz yapılmasını mümkün kılmamıştır.
Ekşi Sözlük’te ‘Ev’: Bulgular
Anonim girdilerin içeriği değerlendirilip girdilerdeki ortak temalar göz önüne alındığında Ekşi Sözlük kullanıcılarının üç tema ve 15 alt tema altında, 155 girdide 200 kez eve ilişkin fikir belirttiği anlaşılmıştır. Sixsmith’ten (1986) hareketle kişisel, sosyal ve fiziksel temalarının altında toplamda 15 alt tema oluştuğu görülmüş, orijinal çalışmadaki 20 alt tematik ögeden 5’ine ise girdilerde rastlanamamıştır. Tablo 1’de bu alt tematik birimlerin kullanım sıklığına ilişkin bilgilere ulaşılabilir.
Kişisel Tema
Kişisel tema toplamda 7 alt tematik birimden oluşmaktadır. Bulgulara göre, bu kısımda girdilerin çok büyük bir bölümü “Aidiyet” alt temasında toplanmıştır (ƒ = 65)[1]. Kullanıcılar evin sunduğu konfor, rahatlık, güven, huzur ve tanınırlık gibi özelliklerine oldukça değinmişlerdir. Bu kısımda girilen girdilerden birkaç örnek şöyle verilebilir:
“tamamen mutlu, huzurlu, güven dolu olunabilen yegane yer. ”
“…insanın kendini en çok ve koşulsuz, korkusuz ‘ait’ hissedebildiği, istediği kadar güçsüz olmasına izin veren mükemmel bi sırdaş…”
25 anonim girdi ise, “Kendini İfade Etme” alt teması altında toplanmıştır. Ekşi Sözlük kullanıcıları, bu alt tematik birim altında, evlerini istedikleri gibi şekillendirebildiğine, ev içinde ne isterlerse onu yapabildiklerine ve diledikleri gibi davranabildiklerine atıfta bulunmuşlardır:
“salataya ekmek bandırabildiğiniz yerdir.”
“rahatça tuvalete girebildiğim yer.”
“kendin olabildiğin tek yerdir, istersen açarsın slumdog millionaire sountracki hint dansı yaparsın, istersen yatağında hoplar, zıplarsın, yerine göre korkunç sesinle bağırarak şarkı söylersin, banyoya girerken kapıyı kapatmaz, evde çıplak dolaşırsın, iç çamaşırlarınla yatsan sabah seni kimse görmez, kendi dağınıklığını kendin temizler, kendi istediğini yer içer, istediğin saatte yatar, istediğin saatte kalkarsın, kediyle dans etsen anormal karşılayacak kimse yoktur, sabah dansını istediğin şarkıyla yapar, hoppidik hoppidik koşturmanı garipseyecek insan görmezsin, ayakkabılarını salona fırlatabilir, kitapların üzerinden atlayabilirsin, kurdeleyle ip atlasan yine kimse görmez. muhteşemdir ev, ne kadar garip olsan yine de normalsindir.”
18 girdi “Mahremiyet” alt tematik birimi, 22 girdi “Geriye Dönüş İsteği” alt tematik birimi, 7 girdi “Mutluluk” alt tematik birimi, 6 girdi “Sorumluluk” alt tematik birimi ve 7 girdi “Bilgi” alt tematik birimi altında toplanmıştır. Mahremiyet alt biriminin içeriğini özel alan, mahrem sırlar gibi konular oluşturmaktadır:
“insanın özeli, ait olduğu yer. yaşayanlar dışında içerde neler olduğunu kimsenin bilmediği ve bilemeyeceği kapalı kapıların ardı.”
“mahremiyetinizin uzayda kapladığı alan.”
“Geriye Dönüş İsteği” alt tematik biriminde ise, katılımcılar eve dönüş isteklerini ifade etmişlerdir. Bu alt tema altında kullanıcıların gidilen bir yerden sıkılıp evlerine dönme arzusu, iş yerindeki yoğunluğu terk edip evin rahatlığına ulaşma isteği düşünceleri ön plana çıkmıştır:
“önceden arkadaşlarımda günlerce kalır, nereyi bulursam orda uyuyabilir, bir evim vardı ne oldu demezdim. yoğun çalışma saatlerinden mi kaynaklı, yoksa yaş ilerledikçe insanın garip huylar edinmesinden mi bilmiyorum. ama şimdi de ne kadar zor olursa olsun evime ulaşmak için çaba harcıyorum…”
“daha sabahleyin çıkmış olmama rağmen gözümde tüten karmaşık yuvam, kabuğum…”
“Mutluluk” alt temasında ise, kullanıcılar evde yaşadıkları mutlu olaylara ve genel bir mutluluk hissine gönderme yapmışlardır:
“…ev mutsuzluk olamaz. eğer öyle bi yerdeyseniz kaçın, bi çıkışı, kapısı, penceresi vardır. lütfen kaçın, kaçamayanlar için yapın bunu.”
“…kişi evinde gerçekten mutlu değilse hiçbir yerde değildir.”
“Sorumluluk” alt tematik birimindeki girdiler ev sahibi olma ve evi geçindirme kaygısı üzerinde toplanmıştır:
“ilk evim, kendime ait ilk evime yarın taşınıyorum. insanı mutlu ediyor, evim benim evim diyebilmek. bir de tedirgin oluyorsunuz, ilk defa olduğu için.”
Son olarak, “Bilgi” alt temasında ise sözlük yazarları evlerine ilişkin özellikleri ifade etmiş, evlerini iyi bir şekilde tanıdıklarını göstermişlerdir:
“insanın karanlıkta takılmadan yürüdüğü yerdir.”
Sosyal Tema
Sosyal tema toplamda 4 alt tematik birimden oluşmaktadır. Bu birimler sıklıklarına göre sırayla “İlişkinin Türü” (ƒ = 10), “İlişkinin Niteliği” (ƒ = 6), “Arkadaşlar ve Etkinlikler” (ƒ = 5) ve “Duygusal Çevre”dir (ƒ = 1) dir.
Kullanıcılar evde diğer insanlarla nasıl ve ne şekilde ilişki içinde olduklarını “İlişkinin Türü” alt tematik biriminde ifade etmişlerdir:
“hiçbir biçimde mülkiyetle alakası yoktur. sevdiğin, seni seven ve sen kapıyı çalınca sana kırgın olsalar bile yüzünü görecekleri için heyecanlanan insanların olduğu yer evindir…”
“kapısından çıktığında, komşularının seni tanıdığı yer evindir. dört duvar bir çatı, içinde yaşayanlar ve hatta ailen bile orayı ev yapmaya yetmiyor.”
Ekşi Sözlük yazarları ev ve ev çevresinde diğer insanlarla ilişkilerinin kalitesini ise “İlişkinin Niteliği” alt tematik birimde ifade etmişlerdir:
“biraz da içindekilerle ilgili duygusu. koşarak gitmelisin. mesaiye kalmamak için kırk takla atmalısın, seni bekleyene 15 dk. da olsa daha erken kavuşmak için, o duvarların arasında onunla daha çok vakit geçirebilmek için. bu duyguyu kaybederseniz evin kıymetini daha iyi anlarsınız.”
Ev ve ev çevresinde bireylerin arkadaşlarıyla ve yakınlarıyla yaptığı etkinlikler, birlikte geçirdiği zaman kullanıcıların girdilerinde kendisini göstermiştir:
“birkaç sevilen arkadaşla ne kadar güzel olabilen barınak.”
“…bana kalırsa da bir bina, içinde sevdiğinle çay demleyip; bir yudum içince ev olur.”
“Duygusal Çevre” alt tematik birimi altındaki bir girdi ise evin sevgiyle ilişkisine ve sevginin olduğu yerin ev olduğuna atıfta bulunmaktadır.
“(bkz: home is where the heart is)”[2]
Fiziksel Tema
Bu tema altındaki girdiler “Fiziksel Yapılar” (ƒ = 11), “Evin Yaşayan(lar)a Sunduğu Teknik Özelliklerin Kapsamı” (ƒ = 7), “Mekânsallık” (ƒ = 6) ve “Mimari Stil” (ƒ = 4) olmak üzere 4 alt tematik birim altında toplanmıştır.
“Fiziksel Yapılar” alt tematik birimindeki girdiler evlerin fiziksel özelliklerine atıfta bulunmaktadır:
“yaşanılan beton yığını olarak da adlandırılabilir. fakir evlere gecekondu, orta halli evlere müstakil, iyi halli evlere daire, zengin evlere villa, bakan/kral evlerine malikhane, vampir/cadı/vb. evlerine şato denir.”
“içinde oturulan kapalı alan…”
“Evin Yaşayan(lar)a Sunduğu Teknik Özelliklerin Kapsamı” alt tematik birimindeki girdiler ise evin aydınlatma, ısınma gibi işlevleriyle alakalıdır:
“kişinin üşümemesi gereken yer..”
“Mimari Stil” alt tematik birimindeki girdiler ise evlerin tasarımsal ve mimari özellikleriyle ilgilidir:
“dekorasyona ve diy’a [do it yourself/kendin yap] ilginiz varsa, küçücük olanlarında yaratıcılığınızın zirve yaptığı yaşama birimi. son altı senedir 40 metrekare ve altı evlerde yaşamış biri olarak, şu anda bir 60 metrekareye terfi etsem o kocaman (!) evde ne yaparım, nasıl dekore ederim, nasıl yaşarım, hiçbir fikrim olmaz. muhtemelen kendimi kaybederim. kısaca, iyi ki evim büyük değil yahu. hem böyle temizlemesi de kolay oluyor. (bkz: züğürt tesellisi)”
Sixsmith’in (1986, s. 287) de ifade ettiği gibi Mekânsallık teması altındaki girdiler yaşanılan yerin “mekânsal özellikleriyle, bu mekânların izin verdiği aktivitelerle ve mekânların konumlarıyla” ilişkilidir.
“ortamların oluşmasında kalabalık yemeklere eşlik eden rahat ortam, dvd geceleri ve parti zamanlarına ayak uyduran konsollar, arkadaşlarla en rahat buluşma noktası. diğer yandan yalnız kalındığı zamanlarda koltuğa uzanarak tv izlemek, kitap okumak, telefonda sevgiliyle konuşmak, terasta güneşlenmek.”
Genel Değerlendirme
Bu çalışma 1999’dan bu yana siteye (https://eksisozluk.com/) kaydolmuş ve yazar olmaya hak kazanmış kişilerin hemen her türlü konu hakkında yorumlarını aktardığı Ekşi Sözlük bağlamında gerçekleştirilmiştir. Ekşi Sözlük, Türkiye’nin en yaygın kullanılan çevrimiçi sözlük platformudur ve 2020 yılı içerisinde sitede 321 milyondan fazla tekil kişi tarafından 6,1 milyar sayfa görüntülenmiştir. Bu görüntülemelerin %91,5’i Türkiye’den olup geri kalanının yurtdışındaki Türkler tarafından yapıldığı düşünülmektedir (“2020 yılında Ekşi Sözlük’te Olan Biten,” 2020). Ekşi Sözlük’ün bu yapısı onu akademik çalışmalar için de önemli bir mecra hâline getirmektedir. Ekşi Sözlük’teki yazarların eve atfettikleri anlamları incelediğimiz bu çalışmada Sixsmith’in (1986) çalışmasındaki analitik çerçeve kullanılmıştır. Eve ilişkin kişisel, sosyal ve fiziksel temalarla bu üst temaların altında yer alan alt tematik birimler ve bunların kullanım sıklığı “Ev” başlığı altındaki 155 girdi incelenmiştir.

Birincisi, 155 girdi altında toplamda 200 kez fikir belirten kullanıcıların girdilerinin büyük bir kısmı kişisel tema altında toplanmaktadır. Bu tematik birimin altında sözlük yazarları, evi, genellikle evin sunmuş olduğu rahatlık, huzur, güven, sıcaklık, mahremiyet gibi kavramları kullanmış, eve ilişkin aidiyeti ev-yuva ilişkisi üzerinden değerlendirmişlerdir. “Gidilmek istenen yer,” “özlenen yer,” “ihtiyaç duyulan yer,” “kaçılabilecek yer,” “huzur deposu,” “sığınak,” “kale,” “koku” gibi tanımlamalarda çoğunlukla yazarların temsili kişisel tema üzerindedir. Bu tematik birimde aidiyet-kimlik alt teması önemli bir yer tutmakta, kullanıcılar kendilerini evleri üzerinden tanımlamaktadır. İkinci olarak, sosyal tema altındaki girdilerde, arkadaşlar ve yakınlarla yapılan aktivitelere, onlarla geçirilen zamana vurgu yapıldığı görülmüştür. Üçüncü ve son olarak, fiziksel tema altındaki girdilerde ise, kullanıcılar “kapalı alan,” “dört duvar arası,” “beton yığını” gibi tanımlamalarda bulunmuşlardır. Girdilere bakıldığında kişisel tema altında 150 kez, sosyal ve fiziksel tema altında ise toplamda 50 kez yazarlar fikir beyan etmiştir.
Bu çalışma çeşitli sınırlılıkları kendinde barındırmaktadır. Ekşi Sözlük her ne kadar yılda 321 milyon tekil kişi tarafından ziyaret edilse ve 6,1 milyar sayfa görüntülemesine sahip olsa da kullanıcılar diğer sosyal medya platformlarına (örn., Twitter, Facebook) kıyasla yazar olmak ve fikir belirtmek için belli aşamalardan geçmekte, sözlüğe kaydolan bir kişinin yazarlığa hak kazanması uzun seneler sonra olabilmektedir. Dolayısıyla Ekşi Sözlük örnekleminin ‘geneli’ ne oranda temsil edebildiği tartışılabilir. Bu sebepten ötürü, benzeri çalışmalarda Facebook ve Twitter gibi diğer sosyal medya platformlarındaki gönderiler incelenebilir ve sonuçları bu çalışmayla karşılaştırılabilir.
Kaynaklar
Ahrentzen, S. B. (1992). Home as a workplace in the lives of women. Human behavior and environments: Advances in theory and research, volume 12: Place attachment içinde (ss. 113–138). Plenum Press.
Cooper, C. (1974, 2014). The house as symbol of the self. The people, place, and space reader içinde (ss. 168–172). Routledge.
Dahlin Ivanoff, S., Haak, M., Fänge, A. ve Iwarsson, S. (2007). The multiple meaning of home as experienced by very old Swedish people. Scandinavian Journal of Occupational Therapy, 14(1), 25–32.
Després, C. (1991). The meaning of home: Literature review and directions for future research and theoretical development. Journal of Architectural and Planning Research, 8(2), 96–115.
Dupuis, A. ve Thorns, D. C. (1996). Meanings of home for older home Owners. Housing Studies, 11(4), 485–501.
İmamoğlu, E. O. ve İmamoğlu, V. (1992). Housing and living environments of the Turkish elderly. Journal of Environmental Psychology, 12(1), 35–43.
Manzo, L. C. (2003). Beyond house and haven: Toward a revisioning of emotional relationships with places. Journal of Environmental Psychology, 23, 47–61.
Porteous, J. (1976). Home: The territorial core. Geographical Review, 66(4), 383–390.
Schiavo, R. S. (1987). Home use and evaluation by suburban youth: Gender differences. Children’s Environments Quarterly, 4(4), 8–12.
Shaw, S. (1988). Gender differences in the definition and perception of household labor. Family Relations, 37(3), 333–337.
Shenk, D., Kuwahara, K. ve Zablotsky. (2004). Older women’s attachments to their home and possessions. Journal of Aging Studies, 18(2), 157–169.
Sixsmith, J. (1986). The meaning of home: an exploratory study of environmental experience. Journal of Environmental Psychology, 6, 281–298.
Wiles, J. L., Leibing, A., Guberman, N., Reeve, J. ve Allen, R. E. S. (2009). The meaning of “aging in place” to older people. The Gerontologist, 52(3), 357–366.
2020 yılında Ekşi Sözlük’te Olan Biten. (2020, 30 Aralık). https://eksisozluk.com/2020-yilinda-eksi-sozlukte-olan-biten--6781198 (Erişim Tarihi: 3 Eylül 2021).