Söyleşi I: Evrimsel Psikoloji Hakkında Birkaç Soru ve Cevap: Dunbar, Von Hippel, Al-Shawaf ve Semchenko
Betül Kanık
Beril Sercem Şengül
Çağlar Solak
Fırat Altun
Mehmet Karasu
(Alfabetik sırayla)
Evrim ve evrimsel psikolojiye dair çalışmalarıyla öne çıkan Robin Dunbar, William von Hippel, Laith Al-Shawaf ve Ayten Yeşim Semchenko’ya dört ortak soru yönelttik:
1- Sizce evrimsel bakış açısı insan zihni ve davranışını anlamamızda nerede duruyor?
2- Sizce evrimsel psikolojinin en güçlü ve en zayıf yönleri nelerdir?
3- Sizce evrimsel psikolojiye yöneltilen en önemli eleştiriler nelerdir?
4- Evrimsel psikolojinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Hemen ardından evrimsel yaklaşımın Türkiye’de geniş kitlelere tanıtımı başta olmak üzere diğer pek çok bilimsel bilginin halka ulaştırılmasında çok değerli katkıları olan sevgili Çağrı Mert Bakırcı’ya Evrim Ağacı’nı sorduk. Birbirinden değerli yanıtları aşağıda bulabilirsiniz.
ROBIN DUNBAR
Oxford Üniversitesi Deneysel Psikoloji Bölümü, Evrimsel Psikoloji Profesörü
1- Sizce evrimsel bakış açısı insan zihni ve davranışını anlamamızda nerede duruyor?
Evrimsel süreçler biyolojik dünyadaki her şeyin temelini oluşturur. Bizler her zaman onlara tabiyiz. Doğal dünyayı ve onu kendi yararımıza nasıl geliştirebileceğimizi anlamak istiyorsak, bu süreçleri görmezden geldiğimizde kendimizi tehlikeye atmış oluruz. Bunlar, diğer her şeyin faaliyet gösterdiği arka plandır. Bu açıdan evrimsel teori, yaşam bilimleri ve sosyal bilimlerdeki tüm disiplinleri birleştirerek farklı disiplinlerin birbirlerine eklemlenebileceği ve değerlendirilebileceği ortak bir çerçeve sağlar. Bunun yapılmaması durumunda farklı disiplinler parçalanır ve kutuplaşır; bu da sağlıklı değildir çünkü sonunda bu disiplinler birbirleriyle önemsiz konular hakkında tartışmaya başlar.
2- Sizce evrimsel psikolojinin en güçlü ve en zayıf yönleri nelerdir?
Evrimsel psikolojinin en güçlü yanı, bize doğal dünyayı sorgulamak için kullanabileceğimiz çok güçlü bir teori sağlamasıdır. Bilim ancak teoriyi bu şekilde kullandığımızda en iyi şekilde ilerler –aslında denilebilir ki bilimsel yöntemin tüm amacı da budur. Bilimde teoriler, sorular sormak ve doğal dünyayı keşfetmemize yön vermek için kullanılan araçlardır. Bu durumlarda aradığımız şey, bir tahminin/yordamanın doğrulandığı durumlar değil (bunlar yararlı olsa da), teorinin veriler tarafından DOĞRULANMADIĞI durumlardır. Bunlar, doğal dünyanın karmaşıklığını tam olarak anlayamadığımız yerleri, yani önemli bir şeyi gözden kaçırdığımız için daha fazla çalışma yapmamız gereken alanları belirler. Evrimsel psikolojinin kendisi zayıf değildir, sadece bazı insanlar tarafından zayıf bir şekilde uygulanmaktadır.
3- Sizce evrimsel psikolojiye yöneltilen en önemli eleştiriler nelerdir?
Evrimsel psikolojiye yönelik eleştiriler sadece evrimsel yaklaşımın neleri gerektirdiğini yanlış anladıkları için dikkate değerdir. Bu insanlar çoğu zaman farklı açıklama düzeylerini birbirine karıştırırlar (Tinbergen’in Dört Neden sorunu[1]). Örneğin bu konudaki yaygın bir hata, evrimsel psikolojinin davranışın genetik belirlenimiyle (genetik determinizm) ilgili olduğunu varsaymak olmuştur. Bu, evrimsel yaklaşımın yanlış anlaşılmasıdır, yani hepimizin bakteri olduğunu ve beynimizin/aklımızın olmadığını varsayar. Çoğu durumda, bu eleştiriler ideolojiye dayandığı için tümüyle değersizdir. Ben farklı bir eleştiri yapacağım: Biyoloji ve özellikle de evrimsel biyoloji sistemiktir (yani birçok farklı düzeydeki açıklamaları bütünleştirme biçiminde sistem tabanlıdır) ancak bu sistemik yan çoğu zaman bu alanda çalışan insanlar tarafından bile göz ardı edilmektedir. Bu genel olarak psikolojide yaygın bir sorundur ancak biyologlar bile bundan azade değildir. Bu konuda her birimizin daha iyisini yapması gerekiyor.
4- Evrimsel psikolojinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Evrimsel psikoloji büyümeye ve gelişmeye devam edecek, biyolojik ve sosyal bilimler içerisinde daha yaygınlaşarak sağlam bir şekilde yer alacaktır. Aksi durumda insanlar için zarar verici ve yıkıcı sonuçlar doğuracak insan davranışları hakkında naif iddialarda bulunmaya devam edeceğiz.
WILLIAM VON HIPPEL
Evrimsel Psikoloji Profesörü
1- Sizce evrimsel bakış açısı insan zihni ve davranışını anlamamızda nerede duruyor?
İnsanlığın kökenini açıklayan bilimsel olarak geçerli tek bir teori vardır, o da Evrim Teorisi’dir. Dikkat çekici bağışıklık sistemlerimiz ve olağanüstü beynimiz de dâhil olmak üzere bedenlerimizin oluşumundan evrimsel süreçlerin sorumlu olduğunu kabul edersek zihinlerimizin şekillenmesinden de evrimin sorumlu olması akla yatkındır. Bu olasılığı göz önünde bulundurduğunuzda evrimin tutumlarımızı, inançlarımızı ve davranışlarımızı şekillendirmiş olması son derece mantıklıdır, eğer psikolojiniz anatominizle ve ekolojik nişinizle uyumlu değilse, büyük bir dezavantaja sahip olursunuz.
Örnek vermek gerekirse gübre böcekleri dışkı toplayıp yiyerek yaşarlar, bu nedenle dışkıyı arayıp bulmaları ve dışkının içinde yaygın olan patojenlere direnç gösterebilmeleri önemlidir. Akbabalar gibi leş yiyiciler, ölü ve yerde çürüyen hayvanları yiyerek yaşamlarını sürdürürler, bu nedenle onların da çürüyen hayvanları bulmaları ve içindeki sayısız patojene karşı dayanabilmeleri önemlidir. İnsanlar dışkı ya da çürümüş et yemenin zorluklarına dayanacak sindirim kapasitesine sahip değildir, bu nedenle bizim her ikisini de iğrenç bulmamız ve mümkün olduğunca onlarla temastan kaçınmamız da o denli önemlidir. Dışkı veya çürümüş ete ilgi duyan potansiyel atalarımızın hayatta kalma ve bu eğilimi sonraki nesillere aktarma olasılığı hayli düşüktü, netice olarak evrim hayatta kalmamıza ve ürememize yardımcı olmak için zihnimizi bu ve bunun gibi sayısız başka yollarla şekillendirdi.
2- Sizce evrimsel psikolojinin en güçlü ve en zayıf yönleri nelerdir?
Evrimsel psikolojinin en güçlü yönleri, evrimsel biyoloji, antropoloji ve arkeoloji gibi alanlardaki evrimsel teori ile olan ilişkilerinde yatmaktadır. Evrimsel psikoloji bu disiplinlerdeki teori ve bulgular üzerine inşa edildiğinde insan doğası hakkında laboratuvarda ve alanda daha sonra test edebileceğimiz yeni hipotezler geliştirmemize olanak tanır. Evrimsel teorinin insan psikolojisine uygulanmasına yön veren temel önermelerin çoğunu doğrudan test edemememize rağmen, bu deneyler evrimsel hipotezler için güçlü bir destek sağlama potansiyeli taşır.
Evrimsel psikolojinin en zayıf yönleri ise aynı madalyonun diğer yüzünde yatmaktadır. Meyve sinekleri ya da fareler üzerinde yaptığımız gibi insanlar üzerinde deneyler yapamadığımız için, hipotezlerimizin çoğunu doğrudan test etmemiz mümkün değildir. Örneğin, 90’lı yılların sonlarında meyve sinekleriyle yapılan çok ilginç bir çalışma, pek çok nesil boyunca tek eşliliğe zorlandıklarında erkek ve dişi sineklerin çiftleşme sırasında birbirleriyle rekabet etme ve iş birliği yapma şeklinin değiştiğini gösterdi. Etik ve pratik nedenlerle bu tür bir çalışmayı insanlarla yapmak imkânsız ve bu nedenle fikirlerimizin çoğu doğrudan test edilemez.
3- Sizce evrimsel psikolojiye yöneltilen en önemli eleştiriler nelerdir?
Evrimsel psikolojiye yönelik en dikkate değer eleştiriler ikiye ayrılıyor. Birincisi, insanlarla yapabileceğimiz deney türlerinin sınırlı olması nedeniyle pek çok kişi, teorilerimize insan davranışının aslında iyi bilinen yanlarına dair malumun ilamı (post-hoc) anlamında “sadece hikâye” gözüyle bakmaktadır. Her ne kadar bilinen davranışları evrimsel terimlerle yeniden ifade etmenin kısıtlı bir faydası olabileceği doğruysa da, ki bu fikirleri yanlışlamak epey zordur, bu sürecin yeni öngörüler sağlayabileceği de bir gerçektir, bu durumda teoriler bilimsel olarak test edilebilir hâle geldiklerinden ötürü değerlidir.
İkinci olarak, bazı kişiler insan davranışının neredeyse bütün yanlarının önemli adaptif sorunları çözmeye yönelik olduğunu varsaymaktadır. Bu tür sorunları çözmek için çok sayıda psikolojik mekanizma evrimleştirdiğimiz doğru olsa dahi, modern yaşamın çoğu yönünün önemsiz olduğu, hatta hayatta kalma ve üremeyle ilgisiz olduğu da diğer yandan doğrudur. Evrimsel psikolojinin bu gibi durumlarda insanların neyi neden yaptıklarına dair anlayışımızı geliştirmesi pek imkân dahilinde görünmemektedir.
4- Evrimsel psikolojinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Umudum ve beklentim, evrimsel psikolojinin, sinirbilim ve immünoloji gibi alanlarla artan bağları da dâhil olmak üzere, müttefik disiplinlerle olan sıkı ilişkilerinden yararlanmaya devam edeceği yönündedir. Ayrıca evrimsel psikolojinin gelecekte çok daha az tartışmalı hâle geleceğine inanıyorum, çünkü sonunda insan doğasını araştıran bütün öğrenciler evrimsel yaklaşımın insan düşünce ve davranışını anlamak için en güçlü genel çerçeveyi sağladığını fark edeceklerdir. Evrimsel yaklaşımın insanların bugün karşılaştığı mühim sorunları çözmemize yardımcı olduğunu göstermek bu süreçte önemli bir adım olacaktır.
LAITH AL-SHAWAF
Colorado at Colorado Springs Üniversitesi, Psikoloji Bölümü, Doç. Dr. Yazarın twitter hesabı için burayı tıklayınız.
1- Sizce evrimsel bakış açısı insan zihni ve davranışını anlamamızda nerede duruyor?
Evrimsel bakış açılarının insan psikolojisi ve davranışı çalışmalarına birçok katkısı olmuştur: Yeni keşiflere yol açmış (örneğin, buraya bakınız), psikolojinin bilinen ancak kökten çetrefilli yönlerini açıklamış (örneğin, buraya bakınız) ve araştırmacıları bütünüyle yeni sorular sormaya yönlendirmiştir (örneğin, buraya bakınız).
Daha da önemlisi, psikolojide evrimsel bir yaklaşım olmazsa olmazdır çünkü bu yaklaşım psikolojinin diğer tüm dallarının görmezden geldiği kilit bir analiz düzeyini ele almaktadır. Nihayetinde kapsamlı ve olgunlaşmış bir zihin bilimi olabilmek için psikolojinin başka seçeneği yoktur: Analizin hem “yakın” hem de “nihai” seviyelerini ele almak durumundadır (buraya bakınız).
2- Sizce evrimsel psikolojinin en güçlü ve en zayıf yönleri nelerdir?
Güçlü yönleri:
y Psikolojinin geri kalanına kıyasla daha fazla kültürlerarası çalışması ve WEIRD[2] olmayan örneklemler üzerinde daha fazla çalışma yapılması.
y Psikoloji çoğunlukla birbiriyle çelişen ve insan davranışının sadece küçük bir alanını “açıklayan,” dalgalanan mini teorilerden oluşan paradigma öncesi bir bilimdir. Evrimsel psikoloji bunu değiştirmeye ve alan için birleştirici bir paradigma sağlayarak psikolojide gerçek ilerlemeyi tetiklemeye yönelik bir teşebbüstür: Evrimsel teori. Bir düşünsenize: Evrim Teorisi bilinen gerçekleri açıklar, yenilerini öngörür ve biyolojideki baş döndürücü bulgular dizisine anlam verir. Modern biyolojinin temel taşıdır ve tüm yaşam bilimlerini başarılı bir şekilde birleştirir ve bütünleştirir. Bu, neden psikoloji için de geçerli olmasın ki? Evrimsel yaklaşımın hayata geçirilmesi gerektiği sonucundan kaçış yoktur- günün sonunda psikoloji de bir yaşam bilimidir ve insanlar biyolojik organizmalardır. Beyinleri, diğer tüm fiziksel organlar gibi, doğal seçilim yoluyla evrim sürecine uygun olarak evrimleşmiştir.
y Psikolojinin diğer alanlarına kıyasla daha teori odaklı ve tipik olarak daha a priori bir bilim dalıdır. Psikolojide, çalışmalar yürütmeden önce, teoriden kesin tahminler üretme eğilimi hayli güçlüdür (daha fazla bilgi için aşağıdaki 3. soruya verdiğim yanıta bakınız).
y Psikolojinin farklı alanlarını birleştirir ve psikolojiyi diğer yaşam bilimleriyle bağlar/entegre eder (Büyük hedef, “kavramsal entegrasyon” olarak da bilinen “bilgi birlikteliği”dir).
Zayıf noktaları:
y Daha fazla kültürlerarası hâle gelmesi gerekiyor.
y Daha fazla hesaba dayalı (computational) hâle gelmesi ve insan davranışını üreten bilgi işleme algoritmalarını daha kesin bir şekilde karakterize etmesi gerekiyor (örneğin, buraya ve buraya bakın).
3- Sizce evrimsel psikolojiye yöneltilen en önemli eleştiriler nelerdir?
Evrimsel psikolojiye yönelik en kayda değer -ve en yaygın- eleştiri alanın çoğunlukla “sadece hikâyelerden” oluştuğudur.
Ancak bu eleştiri yersizdir ve evrimsel psikolojinin yanlış anlaşılmasının yanı sıra bilimin ve hipotez testinin ilk elden nasıl işlediğine dair daha geniş bir yanlış anlamaya dayanmaktadır. Bu yanılgının detayları bu makalede (Türkçe versiyonu burada) ve bu makalenin 7. bölümünde (Türkçe versiyonu burada) tartışılmaktadır.
4- Evrimsel psikolojinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Evrimsel psikoloji giderek daha fazla kültürlerarası hâle geliyor ve bence bu evrimsel psikolojinin gelecekteki gelişiminin büyük bir parçası teşkil edecektir. Sadece bir örnek vermem gerekirse meslektaşlarım ve benim yayınladığımız (veya yayınlanmak üzere kabul ettiğimiz) son 3 makale 42 ülkede, 88 ülkede ve 93 ülkede yapılan çalışmaları içermektedir.
Devam etmesi muhtemel bir başka eğilim de bireysel farklılıkları evrimsel bir bakış açısından incelemeye yönelik artan ilgidir (örneğin, bu makalenin 5. bölümüne bakınız).
Son olarak yapılan analizler, bulgularının tekrarlanabilirliği açısından evrimsel psikoloji dergilerinin zaten en üst sıralarda yer aldığını göstermektedir (örneğin, buraya bakınız) ancak gelecekte bu alanın tekrarlanabilirlik açısından güçlü ve artan bir ilgi görmeye devam edeceğini sanıyorum.
AYTEN YEŞİM SEMCHENKO
Charles Üniversitesi, Teorik ve Evrimsel Biyoloji Doktoru
1- Sizce evrimsel bakış açısı insan zihni ve davranışını anlamamızda nerede duruyor?
İnsan aklını bir bilgi işleyici olarak düşünürsek onu girdi, girdiyi işleyen algoritma ve çıktıları ile değerlendirebiliriz. Evrimsel psikoloji nelerin girdi olarak çalışılması gerektiği konusunda bizi yönlendirebilir.
Örneğin, topuklu ayakkabı giymenin kadınların çekiciliğini artırıp artırmadığını anlamak istiyoruz diyelim. Buradaki çıktı, erkeklerin çekicilik algısıdır. Aşağıda detaylandıracağım çalışmanın gösterdiği üzere, kadınların bel eğrisinin açı derecesi ise önemli bir girdidir. Bel eğrisi derecesine bakmamız gerektiğini ise evrimsel bakış açısı sayesinde düşünebiliyoruz.
Omur bel eğrisi, iki ayaklı primatlarda görülen ve iki ayaklı olmakla ilintili olduğu düşünülen bir özelliktir. Örneğin, erken yaştaki Japon makaklarında iki ayaklı yürüme egzersizleri yapılınca bel eğrisi geliştirdikleri görülmüştür ancak bu egzersizleri yapmayan makaklarda bel eğrisi yoktur (Preuschoft ve ark., 1988). Yaşayan primatlar arasında bel eğrisi olan ve temelde iki ayaklı hareket eden sadece insandır. İnsanda da bu eğrinin açısı kadın ve erkek arasında farklılık gösterir. Kadınlarda bu açı erkeklere göre daha fazladır (Kadın ortalaması 47.16, Erkek ortalaması 43.25 derece, Fernand ve Fox, 1985). Bunun nedeninin ağırlık merkezinin gebelikle birlikte öne doğru gelmesi olduğu düşünülmektedir. Bel eğrisi, öne kayan ağırlık merkezini dengeleyici bir unsurdur. Yapılan medikal çalışmalar, kadınlar için bel ağrısı gibi medikal problemlerden uzak olan bel eğrisi açısının 45.5 derece civarında olduğunu göstermektedir (Fernand ve Fox, 1985; Norton ve ark., 2004). Bel eğrisi açısından kaynaklı, olası medikal sorunlar evrimsel süreçte annelerin toplayıcılık aktivitelerini kısıtlamış ve tehlikelerden kaçmak için koşmak gerektiğinde koşamamalarına neden olmuş olabilir. Bu gibi problemler de hem annenin hem de çocuğunun hayatta kalabilmesini olumsuz yönde etkilemiş olabilir (Whitcome, 2007). Bu durumda bel eğrisi optimum dereceye yakın olan kadınlardan çocuk sahibi olmanın erkekler için daha avantajlı bir durum olduğu söylenebilir. Diğer bir bakış açısıyla erkeklerin, bel eğrisi optimum dereceye yakın olan kadınları daha çekici bulması evrimsel bir avantaj sağlayabilir. Lewis ve arkadaşlarının (2017) araştırmasının sonuçları da bu öngörüyü desteklemektedir. Söz konusu çalışmada, topuklu ayakkabının, kadınların bel eğrisini 45.5 derece civarına getirdiği durumlarda çekiciliği artırdığı görülmüştür. Sorumuza geri dönecek olursak, bu girdiyi (bel eğrisi açı derecesi) evrimsel perspektif olmadan test etmeyi düşünmemiz çok olası değildir.
2- Sizce evrimsel psikolojinin en güçlü ve en zayıf yönleri nelerdir?
Evrimsel psikoloji, biyoloji ve psikolojinin buluştuğu disiplinler arası bir alan ve diğer bakış açılarını kullanarak anlamlandıramayabileceğimiz birçok şeyi test edip anlamamıza yardımcı oluyor. Bir önceki sorudaki örnekte, evrimsel psikoloji olmadan bel eğrisi derecesini manipüle edip çekicilik algısını nasıl etkilediğini test etmemiz için muhtemelen bir neden bulamayacaktık.
Evrimsel psikolojinin en zayıf yanı ise diğer bilimlerle iş birliğinin görece yetersiz olması. İnsan algı ve davranışlarını birçok faktör etkilediği için daha bütüncül yaklaşımlar ve daha çok alanın bir araya gelmesi daha güvenilir sonuçlar verecektir. Bu yüzden başta insan aklını temel konularından biri edinen bilişsel bilimler olmak üzere, çevresel faktörlerin insanların üzerindeki etkisini araştıran sosyal psikoloji ile birlikte diğer alanlarla daha çok iş birliği içinde olunması gerektiğini düşünüyorum.
3- Sizce evrimsel psikolojiye yöneltilen en önemli eleştiriler nelerdir?
En yaygın gelen eleştirilerin kayda değer olduğunu düşünüyorum, çünkü bir konu çok sık gündeme geliyorsa aydınlatılması gereken bir konudur. Evrimsel psikolojiye gelen eleştirilerin çoğu, bulguların evrensel olmaması üzerinden geliyor ki bunun temelinde evrimsel kelimesini yanlış anlamak yatıyor. Bir bulgunun “evrimsel” olması onun “evrensel” olduğu anlamına gelmez (Lewis ve ark., 2017). Evrimsel psikoloji insanlara özgü psikolojik mekanizmaları çalışır ancak bu mekanizmalar farklı lokasyonlarda ve kültürlerde değişik şekillerde ortaya çıkabilirler. Örneğin, fiziksel çekicilik özellikle “sağlıklı” olmanın bir göstergesi olabileceği için partner seçiminde önemli bir parametredir. Ancak önemlilik derecesi dünyanın her noktasında aynı olmayabilir. Lewis ve arkadaşlarının (2017) yayınladığı evrimsel psikoloji rehberindeki örnek üzerinden gidersek, bir çalışmada 29 kültürde insanların fiziksel çekiciliğe ne kadar önem verdiklerini araştırmışlardır (Gangestad ve Buss, 2013). Sonuçta patojenlerin fazla görüldüğü yerlerde, sağlıklı olmanın bir göstergesi olabilen fiziksel çekiciliğe daha fazla önem verildiği bulunmuş. Bu bulgu evrim ile çatışan bir bulgu değildir. Aksine evrimsel bakış açısı ile çevresel faktörlerin (yerel patojen oranı) “girdi” olarak değerlendirildiği ve öngörülebilecek bir bulgudur (çıktı).
4- Evrimsel psikolojinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Evrimsel psikolojinin geleceğinin daha interdisipliner olmak yönünde ilerleyeceğini düşünüyorum. Diğer alanlardan psikologlarla birlikte çalışmanın da buna büyük katkı sağlayacağı fikrindeyim. Bu konuyla ilgili olarak “PsychAccelerator” adında güzel bir girişim söz konusu. “PyschAccelator,” 84 ülkeden 1328 üyesi bulunan bir oluşum. Bu oluşum psikoloji deneylerinin farklı ülkelerde tekrarlanıp veri toplanmasını mümkün kılıyor ve farklı psikoloji alt alanlarından kişilerin iş birliği içine girmesine vesile olabiliyor.
Yanı sıra, birçok alanda olduğu gibi evrimsel psikolojide de zamanla teknolojik gelişmelerin olumlu etkisinin hissedileceğini düşünüyorum. Örneğin, “Metahuman” projesi ile deneylerde kullanılmak üzere, standardize ve kontrollü görseller (3D yüz fotoğrafı gibi) üretmek çok daha kolay olacak.
Kaynaklar
Fernand, R., ve Fox, D. E. (1985). Evaluation of lumbar lordosis. A prospective and retrospective study. Spine, 10(9), 799-803.
Gangestad, S. W. ve Buss, D. M. (1993). Pathogen prevalence and human mate preferences. Ethology & Sociobiology, 14, 89-96.
Lewis, D. M. G., Al-Shawaf, L., Conroy-Beam, D., Asao, K. ve Buss, D. M. (2017). Evolutionary psychology: A how to guide. American Psychologist, 72(4), 353-373.
Lewis, D. M. G., Russell, E. M., Al-Shawaf, L., Ta, V., Senveli, Z., Ickes, W. ve Buss, D. M. (2017) Why women wear high heels: Evolution, lumbar curvature and attractiveness. Frontiers in Psychology, 8, Article 1875, 1-7.
Norton, B. J., Sahrmann, S. A. ve Van Dillen, L. R. (2004). Differences in measurements of lumbar curvature related to gender and low back pain. Journal of Orthopaedic & Sports Physical Therapy, 34(9), 524-534.
Preuschoft, H., Hayama, S. ve Günther, M. M. (1988). Curvature of the lumbar spine as a consequence of mechanical necessities in Japanese macaques trained for bipedalism. Folia Primatologica, 50(1-2), 42-58.
Whitcome, K. K., Shapiro, L. J. ve Lieberman, D. E. (2007). Fetal load and the evolution of lumbar lordosis in bipedal hominins. Nature, 450(7172), 1075-1078.
[1] Detaylı bir açıklama için bkz. https://evrimagaci.org/psikolojide-de-artik-nasil-sorusunun-otesine-gecip-neden-sorusunu-sormamiz-gerek-11219 (Editör Notu).
[2] WEIRD: Western, Educated, Industrialised, Rich, and Democratic; Batılı, Eğitimli, Sanayileşmiş, Zengin ve Demokratik (Editör Notu).