Süregiden Notlar-2
Hottobil
8
İnsanlarda Karşı Cinsle İlişkide Güven ve Homosapienslerde Dişinin Erilden Beklentisi
Kadın için güven konusunun öneminin en büyük nedeni, bilinçdışında, karşı cinsle ilişkinin dinamiklerinde yatıyor. Homosapiens dişilerinin içgüdüsel olarak en temel evrimsel avantajı bağlılığa dayanırken; homosapiens erillerin en büyük avantajı eş değiştirmeye dayanıyor. Ancak bunun kadar gerçek bir durum var ki, o da hayvan dürtülerinde yer alan sadece homosapiens erilinin eş değiştirmesi; ya da homosapiens dişinin o birlikteliği uzun süre sürdürme güdüsünden ayrı, eril beyninin yeniden programlamasını isteyen ve zorlayan sosyal etkilerdir. Bu açıdan, dürtüsel gibi görünmeyen şeyler de dürtü baskılanmasıyla başka bir yönden yine başka bir sosyal dürtünün amacına hizmet eder. O yüzden insanların bahsettiği aşk ve bağlılık, temelde beşerî laflarla biyolojik güdülerin meşru görünüşleridir. Ben böyle düşünüyorum. (Karga gibi bazı hayvanların monogamik yaşam yaşadığı doğrudur. Ancak biz evrimsel yapımızı kargadan çok primatlardan almışızdır ve çoğu primat monogamik değildir. Diğer taraftan sosyal programlama, bazen daha çapkın kadınları; daha monogam erkekleri doğurur. Türkiye’de ise, çoğu erkek bir ilişkiyi bile zor bulduğu için hele hâli hazırda birlikte olduğu görece güzel bir kadınsa, monogam kalmaya eğilimlidir. Monogam'ın başka bir nedeni de alışkanlık ve bazı dünya görüşlerinin olduğunu görüyorum.) Bir kadın, aşk, bağlılık ve güven dediğinde; bir erkeğin ise tek kadından sıkılmak dediğinde; burada biyolojik otomatların genlerinin yönlendirmesini görüyorum. Bu da, hem insan beyninin bir soyutlama özelliği ve istemin meşru görünmesine olanak sağlayan bir taktiktir. Ancak söyleyen kişi bunun farkında olmaz. Bu sosyal bir yönlendirmedir. Çünkü laflarımız bizim değildir. Bize önceki nesillerden kalanı ve gösterileni öğreniriz bizler. Diğer taraftan erkek yakışıklı ya da bazı üstün görünen özelliklere sahip olmasa da, güzel görünen bir kadın tarafından eş olarak seçilebilir. Ve buna insanlar çok şaşırır. Ancak şaşırmaması gerekir, çünkü belki de erkek, o kadına; kadının en sevdiği özelliği sunmuş olabilir. Yani kadına bağlı kalacağının garantisini hissettirmiş olabilir. Bu da, pek çok kadının en sevdiği ve en lüks görülen taleplerinden birisidir.
9
Var Olan Mutluluğun Yanında Mutsuzluğun da Bilerek Tercih Edilmesi Üzerine
Bu yarı bilinçli tercihin arkasında aklıma gelen birkaç neden var. Eğer kişi uzun yıllar sıkıntılı sayılabilecek bir yaşam sürmüşse ve beyin eğer sıkıntıya alışmışsa, beyin bu şekilde hissetme alışkanlığını devam ettirmek isteyebilir. Başka bir neden, mutluluğu kaybetme korkusu adına sıkıntının tercih edilmesidir ve bu şekilde kaybedecek bir şeyin kalmaması korkunun yarattığı endişeyi yok eder. Düşündüğüm son neden ise, vicdan ile ilgilidir. Vicdani düşünceleri ilerlemiş bir insan bozuk ya da yanlış bir dünyada mutlu olmayı yanlış bulabilir ve böyle bir dünyada mutsuz olması gerektiğini düşünebilir. Aslında sıkıntılı hâlde de bu dünyaya fayda sağlayacak bir şey yapmayacak olsa da mutluluğu sanki birisine yapılmış kötülüğe sessiz kalıyormuş gibi düşünebilir ve sıkıntılı insan belki de bir yerden sonra etrafındaki sorunları çok düşünmeyebilir çünkü zaten kendisi de kendi iç sıkıntısı içindedir. Peki, bu durum melankoliyle ilgili midir?
10
Anne-Babaya Karşı Borç Duygusu
Anne ve babanın kendi duygu durumlarından dolayı, çocuklarından, onların kendi çocuklarına iyi baktığı gibi çocuklarının da kendilerine iyi bakmalarını isteyebilir ve onların sağlık açısından iyi durumda olmalarını isteyebilir. Bunu gerçekleştiremeyen çocuklar ise, anne ve babasının bu üzgün hâline üzülmesinden dolayı anne ve babasına karşı borcunu yerine getirememiş bir insanın duygusuna kapılabilir. Bu borç duygusu, çocuklarından başarı bekleyen ancak çocukları bunu gerçekleştiremediği durumlarda, bana göre anne ve babasının kızmasından korktuğu kadar, borcunu ödeyemeyen insanın sahip olduğu gibi bir vicdani rahatsızlığa girebilir.
11
Astroloji ve İnsan
İnsanlar, hayatı anlayamadıkları ya da içinde gerçekleşen bazı olaylardan korktukları zaman, yaşadıkları dünyanın gerçeğinde görmeye alışmadıkları etkilerden bilgi ya da yardım umarlar. Astroloji, kişinin düşünmesine gerek kalmadan dünya üzerindeki olayların nasıl gelişeceği ve bunlara karşı neler yapılması gerektiği bilgisini verir. İnsanlar için, özellikle hayatlarını kendi beklentilerine uygun devam ettirme talebine tehdit olan tehlikeleri bertaraf edecek fikirler ya da bir başarı kazanmak için verilen fikirler değerlidir. Bu astrolojik bilgiler düşünerek hayatı anlamaya uzak insanların, bazen de korku duyan insanların daha çok sevdiği şeylerdir.
12
Yazı Yazmayı Engelleyen Bir Etmen
Bir yazıyı yazarken onu yazmaktan vazgeçiren etmen, o yazıyı yazdıran düşüncenin oluşmasına neden olan duyguda bir yanlışlık olabileceğini veya bir yanlışlık olduğunu düşünmektir. Bu durumda, o yazıyı yazmamak o duyguyu belki yok etmez ancak o duyguya karşı olduğunu kişinin kendine göstermesine neden olur ve belki de o duyguyu azaltmak için düşünerek başka yöntemler bulunması gerekir.
13
Ayrıcı Özellikler ve Konum Sağlama İlişkisi
Topluluk içinde farklı bir özellik, bireyi diğerlerinden ayırıyor ama ona konum sağlamıyorsa bu nitelikle ilgili olabilecek kişiler tarafından tercih edilmez. Ne zaman farklılık konum sağlar ya da bir topluluk içindeki farklılık başka bir topluluk içinde normal karşılanırsa, o ikinci topluluğa giren birinci topluluktaki kişiler daha önce dışlayabildiği o farklı özelliğe ayak uydurmaya hatta beğenmeye yaklaşabilir. Örnek olarak Avrupa’ya giden bir Türk öğrencinin klasik müzik dinlemesi ya da sanatla ilgilenmesi verilebilir veya üniversitede çalışan bir hocanın hâlihazırdaki bilgi birikiminin çevresi tarafından talep görmesi ancak aynı hocanın öğrenciyken benzer bilgi birikimine sahip olmasının öğrenci-arkadaş çevresi arasında pek geçer akçe kabul edilmemesi örnek verilebilir.
14
Gülümseyerek ya da Boğuk Bir Ses Tonuyla Konuşmak
Gülümseyerek konuşmak ya da boğuk bir ses tonuyla konuşmak sosyal ilişkilerimizde kullandığımız araçlardır, aynı zamanda mesela karşımızdaki insanla neşeli ve ilgili konuşarak ona olan yakınlığımızı gösterip karşı taraftan da bu yakınlığı istiyoruz gibi anlayabiliriz ve tabii aynı durum bunun tersi için de geçerli. Boğuk ve ilgisiz bir ses, karşısında bunları dinleyeni farklı duygu düşünce durumlarına iter. Örneğin, böylesi bir kayıtsızlık tavrının bir sebebi, diğer başka etmenlerle birlikte, dinleyenin kendini konuşmacıya göre daha aşağıda görmesi olabilir -istenilen ve istenilmeyen farkını düşünebiliriz-. Bu kayıtsızlığın bir başka sebebi ise dinleyicinin konum olarak kendini daha aşağı görmesinden ziyade, konuşmacının dinleyiciyle bir sebepten dolayı yakınlaşmak istememesi olabilir. Benim düşündüğüm, hayatı gülümseyerek yaşayan insanlar bile her an gülümsemezler, bir konuşma esnasındaki gülüş bu yüzden sadece onların hayata yaklaşımlarından kaynaklanmaz, aynı zamanda karşı tarafla ilişki durumu ve isteğiyle de ilgilidir.
15
Arkadaşlık İlişkilerinde İlişkinin Miktarı
İnsanlar arası sosyal ilişkilerde birkaç etki arkadaşlığı azaltıp çoğaltabilir. Arkadaş olunan herhangi biriyle aşırı ilgilenmek ya da hiç ilgilenmemek aradaki ilişkiyi bozabilir. Aşırı ilgi insanların birbirinden soğumasına neden olur, bu durum insanın şimdi yemek istemediği bir yemeğe, yemesi için zorlanmasına benziyor. Bu nedenden dolayı insanlar istemediğini düşünce olarak da dışarı atar. Bu bakımdan iyi idare edilen bir arkadaşlık ya da aile ilişkisi için, birbirine duyulan istemlerin birbirine eşit seviyede olmasında fayda vardır ve insanlar birbirlerine göre davranırlar bazen. Bir kişi diğerine aşırı ilgisizse bu ilişkiyi soğutur. Çünkü insan ilgilendiği kadar ilgilenilmek ister. Bunun egosal nedeni ve karşıdaki kişiden de bir şeyler kazanmak gibi nedeni olabilir. İlişki miktarı talebi kişiden kişiye değişim gösterir, bazen ilgisizlik daha çok bozar ilişkiyi, bazen de aşırı ilgi. Bir kişinin hangi durumdan daha çok nefret ettiği galiba o kişinin geçmiş yaşamıyla beraber oluşan karakteriyle alakalı olabilir.